Yusuf Ziya Cömert: Bakkaldan domates alırken bile araya hatırlı birini koyma ihtiyacı duyuyoruz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Niye adalet istemiyorsun da yargının senin gönlüne göre karar vermesini istiyorsun? Manyak oldu toplum. Sanki milli haslet. Bakkaldan domates alırken bile araya hatırlı birini koyma ihtiyaca duyuyoruz. Domates alırken araya adam koyarsan yargılanırken haydi haydi koyarsın. Şöyle bir psikolojik durum da olabilir: Adalet, benim verilmesini istediğim kararlardır. Benim verilmesini istemediğim kararlar zulümdür. Dolayısıyla, adalet berkemaldir!

Araya hatırlı ya da hatırsız biri girdiğinde, mesela 301 kişinin can verdiği Soma’daki maden davasında olduğu gibi, hakimler değiştirilebiliyor, karar yavaş yavaş yumuşayabiliyor. Çok hatırlı birileri senin cezaevinde yatmanı murad ediyorsa yatıyorsun, etmiyorsa yatmıyorsun. İBB Başkanı İmamoğlu’nun yargılandığı “Ahmak davası” diye şöhret bulan davada da yargı süreci kendi akışına bırakılmamış. Davanın hakiminin siyasi yasak için yeterli bir ceza vermeyeceği anlaşılınca Samsun’a tayin etmişler. Bu yargının en azından etkilendiğine dair bir kuşku uyandırmaz mı?

Uyandırır. Bir şaibeye sebep olacaksa etme tayin? Ya da ettin, o zaman şaibeyi normal karşıla. Durum bu ikisinden de fazla. Yargının yönlendirilmesini normal karşılayacak, bundan arlanmayacak bir seviyeye geldik. İçişleri bakanı Soylu İmamoğlu’na “Ahmak” demiş. İmamoğlu da misliyle mukabele etmiş. “Hayır, İmamoğlu YSK üyelerini kastetti.” Ama YSK üyeleri şikayetçi olmamış. Ayrıca İmamoğlu Soylu’ya cevap verdim diyor. Onun ne dediği önemli değil. Benim ne istediğim önemli.

Yusuf Ziya Cömert’in yazısı