Her fırsatta devletin itibarından tasarruf olmayacağını söyleyen “dünya lideri”mizin, iktidar sözcülerinin bölgedeki en büyük hasmımız ilan ettikleri bir ülkenin istihbarat şefi ile görüşme yapmaktan bu kadar heyecan duyması şaşırtıcı değil mi?
Peki, ne oldu da dün “darbenin finansörü” ilan edilen BAE bugün Erdoğan’ın umudu haline geldi?
Bu gelişmeleri Erdoğan’ın pragmatizmi ile izah edenler olacaktır. Ancak pragmatizm, Erdoğan’ın çıkarcılığı ortadaki durumu açıklamaya yetmez.
Çünkü eğer BAE “darbenin finansörü” ve bölgede “Türkiye’nin çıkarlarının karşısında yer alan bir güç” ise, bugün Erdoğan’ın BAE’ye sarılmasını pragmatizm ile açıklamak yetersiz kalacaktır. Aksine bugün BAE’ye umut bağlama noktasına gelmesi, kendini “oyun kurucu güç” ilan eden Erdoğan iktidarının bölge politikasının iflas ettiğinin ilanından başka bir anlama gelmez. Bunun adı da pragmatizm değil, politik sefilliktir.