Yusuf Karadaş: Saray rejimi, süreci belirsiz bir zamana yayıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dün süreç konusunda devletin/Saray rejiminin yapması gereken yasal düzenlemelere dair Rojava’daki gelişmelerin beklendiği söyleniyordu. Şimdi sürecin “yavaşlaması” ve atılması gereken adımların atılmaması yine İran’daki gelişmelerin beklenmesine bağlanıyor.

Aslında olan şudur: Saray rejimi bir yandan Öcalan ile görüşmeler üzerinden bu süreci Kürt güçlerini kontrol altında tutmanın bir aracı olarak kullanıyor ama öte yandan da bu süreçte atması gereken adımları da bu kontrolün devamına (şimdi İran savaşı ve Kürtlerin pozisyonuna) bağlayarak belirsiz bir zamana yayıyor.

Sürecin belirsiz bir zamana yayılmasıyla bağlantılı olarak Saray rejiminin bir diğer önemli hedefi de bu süreci iç politikayı dizayn etmek amacıyla kullanmak, muhalefeti bölüp kendi dayanaklarının güçlendirmenin aracına dönüştürmekti.

Ana muhalefet partisi CHP’nin son yerel seçimleri kazanarak birinci parti konumuna gelmesi, bir azınlık iktidarına dönüşen Saray rejimini kendi bekası için yeni hamleler yapmaya zorluyordu.

Bu temelde CHP’ye ve CHP’li belediyelere yargı eliyle siyasi operasyonlar gerçekleştirilirken DEM Parti ve Kürt muhalefetinin süreç üzerinden “tarafsızlaştırılması”, en azından bu saldırılara karşı açık tutum alamaz hale getirilmesi amaçlanıyordu. 

DEM Parti’nin, iktidarın beklentisinin aksine bugüne kadar bu yaptığı açıklamalarla saldırılara karşı açık bir tutum ortaya koyduğu söylenebilir. 

Yusuf Karadaş’ın yazısı