Ancak iktidarının yaşadığı güç kaybı ve muhalefetin etkin olduğu merkezlerin (büyükşehirler ve Kürt kentleri) dinamizmi ile birlikte düşünüldüğünde Erdoğan’ın ülkeyi yönetmekte en çok zorlanacağı döneme girdiğini söyleyebiliriz. Talibancı HÜDA PAR’dan MHP ve BBP’ye kadar en gerici ve saldırgan güçleri etrafında toplayan Erdoğan’ın, iktidarına karşı oluşan toplumsal direnci kırmak için faşist rejim inşasına daha fazla yöneleceğine şüphe yok. Zaten Erdoğan’ın balkon konuşmasında faşist rejimlerin en belirgin ideolojik söylemlerine sarılması; muhalefeti “terör örgütleri ve dış güçlerin uzantısı” ilan edip “güçlü/büyük Türkiye” söylemine sarılması ve demokratik siyasetin sembol isimlerinden Selahattin Demirtaş için “Selo’ya idam!” sloganlarını attırması, yeni dönemde nasıl bir siyasi yönelim içinde olacağının işaretlerini veriyor.