Mecid Mecîdî birinci sınıf bir yönetmendir. Ama Mecîdî’nin filmi akîdevî, kültürel ve siyasî sonuçları bakımından çok tehlikeli bir filmdir.
Öncelikle, Hz. Peygamber, canlandırılan oyuncuyla özdeşleştirilecek… Tıpkı Hz. Hamza’nın Anthony Quine’le özdeşleştirilmesi gibi.
Bu, işin başlangıcı… Bu film, peygamberimizin 13 yaşına kadar olan hayatını konu ediniyor. Ama film, bir üçleme. Dahası, bu film, Hz. Peygamber’le ilgili yapılacak filmlerin önünü sonuna kadar açacak… Bu çok tehlikeli bir gelişme!
İkincisi, film ne kadar etkileyici olursa olsun, sonuçta Hz. Peygamberi (sav), İslâm’ın adım adım kurulduğu, teşekkül ettiği, şekillendiği dünyayı, heretik Şiî duyarlıklarla anlatan, büyük sahabileri gözardı eden, Peygamber şuurunu ve dolayısıyla İslâm kavrayışını Şiî duyarlıklar üzerinden silbaştan tarif eden, Ehl-i Sünnet omurgayı tahrip edecek bir film bu.
Yarın, Hz. Peygamber’in gençliğini, peygamberliğini de çekecek bu fütursuz adamlar.
Dün, Resimli Kur’ân diye lanet olası bir iş yapmışlardı bu İranlılar 25-30 yıl önce.
Sözün özü: Bu film, Hz. Peygamber’in (sav) konumunu sarsmaya, Ehl-i Sünnet Omurga’yı çökertmeye ve İslâm’ı protestanlaştırmaya dönük sinsi bir projenin ilk tehlikeli adımlarından biridir.
Bu projeye su taşıyan, bu filme onay veya fetva veren herkes vebaldedir ve bunun vebali çok ağırdır. Bunun bedelini gelecek kuşaklar çok ağır ödeyecektir.
Benden hatırlatması…
Vesselam.