Hollandalı Siyaset Bilimci Paul Lucardie, 2000 yılında yayımlanan “Peygamberler, Arındırıcılar ve Sözcüler: Yeni Partilerin Ortaya Çıkışına Dair Bir Teoriye Doğru” (Prophets, Purifiers and Prolocutors: Towards a Theory on the Emergence of New Parties) başlıklı makalesinde yeni partilerin nasıl başarılı olacağı sorusuna cevap arıyor.
Lucardie’ye göre yeni kurulan bir partinin başarısı;
yakıcı toplumsal ve siyasal sorunları gündemine alabilmesine;
yeterli ekonomik kaynaklara, medya araçlarına ve üye yapısına sahip olmasına;
önüne çıkan siyasal fırsatları değerlendirme kapasitesine ve ülkenin sosyo-ekonomik ve kültürel koşullarına bağlı.
CHP’nin acil siyasal ihtiyaçlarıyla, başta işçi sınıfı olmak üzere, kadınların, yoksulların, işsizlerin, emeklilerin taleplerinin bütünleştirilmesi fırsatı CHP’nin önünde duruyor.
Türkiye’nin öteden beri sınırlı bir demokrasi görüntüsü veren ‘siyasal Sistem’inde bugün iç ve dış dinamiklerin zorladığı, baskı ve hukuksuzlukların zirveye çıktığı, Özel’e ‘sokak siyaseti ’nden vazgeçme çağrıları yapılan yeni bir dönemdeyiz ve koşullar CHP’nin kanıksanmış yaklaşımlarının ve bilindik söyleminin kaldıramayacağı kadar ağır. Bir başka deyişle artık kamuoyu yoklamaları yorumlayarak yapılan siyaset dönemi geride kaldı.