Hukuki haklarını ararken kelepçelenen dinibütün hırsızımız, mahkemeye götürülürken hâlâ pişkin pişkin şikayet ediyordu, “evet bisikleti çaldım ama, sokaktan çaldım, camide hırsızlık yapılır mı, yazıktır, günahtır, memlekette namuslu adam kalmamış” diyordu.
Benim adayım bu arkadaş.
Hem dinibütün.
Hem hırsız.
Hem mağdur.
(Fetocularla iş tutanlar, şimdi çıkıp kendilerinden başka herkesi fetocu diye ihbar ediyorlar. PKK’yla masaya oturup pazarlık yapanlar, şimdi çıkıp kendilerinden başka herkesi Pkk destekçisi ilan ediyorlar. Birbirlerine “ırkçı, vampir, ağzından salyalar akıyor, klinik vaka, iblis, şerefsiz” diyenler sarmaş dolaş ittifak kuruyorlar, sonra da kendilerinden başka ittifaklara “ahlaksızlık” diyorlar.)
Türkiye’nin son 15 senesine damga vuran zihniyeti, bu arkadaştan daha iyi kimse temsil edemez. Üstelik… Hem oylarımızı çalar, hem diğerlerine “milli irade hırsızı” der, daha ne?