Gana'da otobüs vaazına hapis cezası

Gana’da toplu taşıma araçlarında saatlerce İncil okuyan pastörler yeni trafik yönetmeliğiyle hapis ve para cezasıyla karşı karşıya.

Fotoğraf: Pixabay

Yaklaşık 35,8 milyonluk nüfusunun çoğunluğu Hristiyan olan Batı Afrika ülkesi Gana’da toplu taşıma araçlarında vaaz vermek yaygın. 

Öyle ki uzun mesafe yolculuklarında saatlerce vaaz veren pastörlere rastlamak mümkün. Kimi zaman şoförün yanıbaşındaki basamakta, kimi zamansa volta atarak İncil okuyorlar ve günahkarları var güçleriyle tövbe etmeye çağırıyorlar. İnançlı yolcular da zaman zaman pastörlere destek için para veriyor. 

Gelgelelim yeni yönetmelik bu alışıldık manzaraya son verebilir. 

Gana’da ticari otobüslerde vaaz vermek ilk kez 2012’de yasaklanmıştı, yasağı çiğneyenlere en fazla 30 gün hapis cezası öngörülüyordu. Fakat pek uygulanmadı.

Mayısta yürürlüğe giren ve son haftalarda uygulanmaya başlayan yeni trafik yönetmeliğine göre hareket halindeki toplu taşımalarda vaaz verirken yakalanan kişiler sekiz aya kadar hapis ve/veya 52 dolara (2 bin 555 lira) kadar para cezasıyla karşı karşıya.

Yönetmeliğe göre hareket halindeki araçlarda vaaz vermek ve seyyar satıcılık yolcuların güvenliğini tehlikeye atan ve konforunu bozan bir rahatsızlık unsuru.

Fikir ayrılığı var

BBC’nin haberine göre Gospel Light Kilisesi’nin 61 yaşındaki pastörü Boateng, 2023’ten beri Neoplan otogarından kalkan yolcu araçlarında vaaz veriyor.

Twi yerel dilini konuşan Boateng şöyle diyor: ‘‘Herkes pazarları kiliseye gidemediği için ticari araçlarda vaaz veriyorum. Tövbe etmek için kurtuluş mesajımıza ihtiyaç duyan pek çok yolcu var. Bazı otobüslerde hastaları bile iyileştiriyoruz.’’

Boateng ve grubu araçlara binmeden önce vaaza otogarda başlıyor. Fotoğraf: BBC

BBC muhabiri Thomas Naadi’nin aktardığına göre bazı yolcular vaaz veren Boateng’i dikkatle dinlerken, bazıları görmezden gelerek telefonlarıyla ilgileniyordu ya da sohbet ediyordu. 

Yeni yönetmelikle ilgili ortak bir kanı yok.

Yolcuların bir bölümüne göre hareket halindeki araçlarda vaaz vermek hem rahatsız edici hem de şoförün dikkatini dağıtabileceği için riskli. Yönetmeliği eleştirenlerse İncil’i yaymanın Hristiyanlar için ibadet özgürlüğü kapsamında korunması gereken bir görev olduğunu söylüyor. 

Örneğin kendini Chery Lokko diye tanıtan 30’larındaki bir kadın, seyahat ederken kafa dinlemek istediğini söylüyor:

‘‘Hoşlanmıyorum çünkü rahatsız ediyorlar. Hele yakınlarında oturuyorsanız üzerinize fark etmeden tükürük saçıyorlar. Hem gürültüyle hem de tükürüklerle insana rahat vermiyorlar. Toplu taşımada kafa dinlemek istiyorum.’’ 

Fakat dünyanın en dindar ülkeleri arasında gösterilen Gana’da bazı yolculara göre toplu taşımada İncil’i yaymak kiliseye gitmeyen insanlara ulaşabilmek için mühim bir yol.

Kumasi kentine giden yolculardan Bernice Nartey’e göre yolcuların rızası alınarak pastörlerin vaaz vermesine izin verilmeli: ‘‘Vaazlar bazen insanların tövbe etmesine yarıyor. Mesela kötü bir dönem geçiren biri için pastörün sözleri umut verebilir.’’

Gana anayasası din özgürlüğünü güvence altına alsa da kamu güvenliği gibi gerekçelerle sınırlandırabiliyor. Yasak, otogarlarda ya da pazar yerlerinde megafonla vaaz verenleri etkilemeyecek.

Ülkenin en büyük kiliselerinden International Central Gospel Church’ün kıdemli pastörü Enoch Paul Hayes’e göre yeni kurallar din özgürlüğünü ihlal etmiyor.

Hayes meslektaşlarını kurallara uymaya ve mesajlarını yaymak için başka yollar bulmaya çağırıyor: ‘‘Alternatif bir mecra olarak sosyal medya var. Aynı mesaj orada binlerce kişiye ulaşabilir.’’

Türkler Gana’da sahte ABD konsolosluğuyla 10 yıl dolandırıcılık yapmış