Türkiye ve “periferisinde” yeni bir “emperyal” güç doğuyor. Emperyal fakat emperyalist değil! Bu fark ÇOK ÖNEMLİ! Bu oluşuma sadece “Türk-İslam” sentezi olarak bakmayın. Bu yapı Rusya, Çin, İran, Hindistan, Orta Doğu ve Orta Asya’da birçok “yeni beraberlikleri de” içine alıyor ve birçok yeni tezi de kapsıyor. Bir örnek vereyim; bu yapı temelde “Türk-İslam” coğrafyasını temel-çekirdek olarak alsa bile aslında “Türk-İslam-Ortodoks” işbirliğini de, Türk-Çin sentezini de hatta Türkiye sınırları içinde yaşayanlara “tek kimlikli-çok kültürlü” yeni bir “açılımı da” içeriyor… Konjonktürel ve bilinçli adımlarla ortaya çıkan yapı “çok büyük ve çok kapsamlı”! Büyük Türkiye’nin enerji ihtiyacı da karşılayabileceği projeleri de BÜYÜK! Bu noktada şunu da belirteyim; Avro-Türk yeni bir güç oluşacak ise buna da karşı değiliz fakat Avrupa’nın samimiyetsizliği ve adım atmadaki isteksizliği bize çok vakit kaybettiriyor. O da bir seçenek ama AB için çok önemli olmasına rağmen ciddi anlamda vakit kaybedip-kaybettiriyorlar, sonsuza kadar bekleyemeyiz!
Sonuç: Türkiye “yeni bir açılımın” ve yıllar sürecek bir büyüme trendinin eşiğinde! Bu BÜYÜME “nükleer enerji olmadan” SÜRDÜRÜLEMEZ ve Türkiye nükleer enerjiyi en kısa sürede devreye sokarak kullanmaya başlamalı aynen Kuzey Irak ve Hazar projelerinde hızlı davranılması gerektiği gibi… Türkiye bu enerji dinamiğine geçerken, Türkiye ile samimi işbirliği yapmak yerine “oyunlar ile durdurmaya” çalışanların adımları dikkatle izlenmeli ve özellikle kamuoyunu “biz 2022’de kapatacağız” gibi sahte bilgilerle yanıltmalarına karşı durulmalı… Biz yolumuzda ilerliyoruz, gelene “hoşgeldin” deriz ama bizi yavaşlatıp, durdurmaya çalışanları daha fazla taşıyamayız…