Yeni Şafak yazarı Salih Tuna, 12 Eylül darbesinin mimarı Kenan Evren’in ardından bazı ünlü yazarların söylediklerini samimi bulmayıp seçimlerden sonra darbe olsa kimin ne yazacağını ‘kendince‘ derledi.

‘Haziran’da darbe olsa hangi yazar ne yazar?’ başlıklı yazısında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a bazı kesimler tarafından ‘nefret söylemi‘yle yaklaşıldığını belirten Salih Tuna, bunun arkasında da ‘imtiyazsız yaşayamayan şımarık bir sınıf‘ olduğunu dile getirdi.
Bu kişilerin ‘Irkçı Siyonist networkle‘ senkronize biçimde Erdoğan düşmanlığı yürüttüğünü iddia eden Tuna, “Bakmayın siz darbelere karşıymış gibi yaptıklarına, imtiyazlarını geri verecek bir darbeye adeta aşeriyorlar. (İçlerinde, iptizale uğramış kişiliklerini kurtarmak için “Ah ulan bir darbe olsa da karşı çıksak…” şeklinde bekleşen uyanıklar da var.)” ifadelerini kullandı.
Salih Tuna, ‘amme hizmeti‘ yaparak bu kişilerin seçimlerden hemen sonra darbe olması halinde ne yazabileceklerini de kendince şöyle derledi:
“AHMET ALTAN: AKP’ye geçit yok. (Gezi gericiliği döneminde aklı sıra AK Parti’ye “No pasaran” çekmişti.)
ERTUĞRUL ÖZKÖK: Müjdeler olsun, demokrasi geliyor! (Sisi darbesi ardından, “demokrasi darbeyle de gelir” yorumunu yapmıştı.)
HASAN CEMAL: Olacağı buydu, Erdoğan’ı uyarmıştım. (Erdoğan’ı Menderes’in akıbetiyle tehdit ettiği tüm yazıları ve her darbenin yanında yar alan mümtaz kişiliği gereği.)
AHMET HAKAN: Darbeye karşıyız diyeceğiz ve ötesini söyleyemeyecek miyiz? Ben ötesini de söylerim arkadaş. ( 27 Nisan 2007 muhtırasında böyle yazmıştı. Sadece “muhtıra” yerine “darbe” kelimesini yerleştirerek güncelledim.)
EMİN ÇÖLAŞAN: Durup dururken darbe yapılmadı, AKP bunu hak etti. (Evren’in ölümü üzerine kaleme aldığı dünkü yazısında, darbelerin koşullara bağlı meşruiyetini şu satırlarla dermeyan etti: “12 Eylül 1980 darbesinin durup dururken yapılmadığını herkesin, özellikle genç kuşakların çok iyi bilmesi gerekiyor.” )
YILMAZ ÖZDİL: Gücüm var diye dayatırsan, gücü olan sana dayatır. ( Noktasını virgülüne kadar 27 Nisan 2007 muhtırasında böyle söylemişti. Aynen aktardım. )
MURAT BELGE: Türk ordusu darbe yapmakla omurgalı olduğunu bir kez daha kanıtladı. (2008’de Gazeteport’tan Safile Usul’a, “Türk Ordusu ve burjuvazisi omurgası olan kurumlardır. Laikliği korur. Bu ülkeye Ayetullahlar filan gelemez” demişti.)”
Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, Türk basınının ‘şeref listesi’ni çıkardı
Rodrik, Türkiyeli gazetecileri üç gruba ayırdı: Hasan Cemal, Ekrem Dumanlı, Mehmet Baransu…