Yavuz Baydar: Erdoğan, genel seçime kadar partiyi normal bir siyasetle bir arada tutmakta zorlanabilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

AKP içinde, herkes yan gözle ağustos sonrasına bakıyor. Aksini iddia edenlere aldırmayın: AKP’de yer almış, ona hizmet vermiş, istikbalini bağlamış olan herkes, Erdoğan seçimi kazanırsa hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını seziyor, biliyor.

Partinin ‘ak saçlıları’, özel görüşmelerde epeydir ‘Kurduğumuz parti artık bu değil, kenarına savrulduk, dışına düşürüldük’ diye söylenmekteler. Kim ne derse desin, parti içinde rasyonel bir kesim, Uludere ve Gezi’den başlayıp 17 Aralık’tan sonra iyice yoğunlaşan ‘enkaz’ manzarasından son derece rahatsız.

Bu kesim, yanlışta ısrara dayalı dış politikanın da iç siyasetteki risklere tavan yaptırdığının farkında. Ekmeleddin İhsanoğlu boşu boşuna ‘AKP içinden de adaylığına destek’ten söz edip durmuyor.

Akıl dışılığa kaymanın, normalleşme vizyonundan u dönüşünün, demokratikleşmede stagnasyona girişin getirdiği derin rahatsızlığı işaret ediyor. Yıllardır bin bir meşakkatle elde edilmiş kazanımlar, körelmiş bir inatla har vurup harman savrulmuş, hallaç pamuğu gibi atılmış durumda.

Erdoğan, kongrede iradesini kabul ettirse bile, izleyeceği hırçınlık yolu belli olduğuna göre, türbülansın önünü kesemeyecektir. Bu türbülansın parti içindeki huzursuzluğu, eski-yeni çekişmesini ve üç dönem kuralını da yanına ekleyin, ortadan kalkmayacaktır.

Genel seçimlere bir yıla yakın süre var. Bu süre partiyi normal bir siyasetle bir arada tutmak için aşırı uzun. Bu durumda, hele yüzde 55 ve üzerinde bir oy oranıyla kazanırsa, kongrenin hemen ardından ülkeyi baskın seçimlere götürmekten başka çare görünmüyor.

Yavuz Baydar’ın yazısı