Akar son dört beş aydır neredeyse iki bakanlığı birlikte yürütüyor. Milli Savunma Bakanlığı’nın yanında Dışişleri temsilcisi gibi her ikili ziyarette yer alırken değerlendirmelerde bulunmaktan da çekinmiyor. Akar’ın bu süreçte yalnız olmadığını, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la yakın mesaisinin sürdüğünü gazetemizde birkaç kez yazmıştık. İç ve dış siyasetin güvenlikle belirlendiği bir süreçte iki önemli pozisyonu dolduran isimlerin bir adım öne çıkması kaçınılmaz olacaktır.
Kritik olan bir başka konu da Erdoğan’ın bu duruma razı gelip gelmeyeceği. Kuşkusuz 20 yıldır hareketi sürükleyen biri için çok kabul edilebilir bir durum değil. Görüntüyü tersine çevirmek için hamleler de yapıyor aslında. Milli Görüş ekibiyle temaslarla halkayı genişletirken, halk toplantılarıyla da sürekli güç gösterileri deniyor. Argümanı ve enerjisi kalmamış bir isim olarak işi gerçekten çok zor. Bir dönem iktidara taşıdığı ekiplere şimdi iktidarda kalmak için ihtiyaç duyuyor. Üstelik bu ekipler, çoktan Erdoğan sonrasına hazırlık yapmaya başlamışken.