Muhalefet, ülkenin birçok yerinde kardelen gibi açan itirazlarla gönül ve örgüt bağı kurabilmiş durumda değil. Birçok yerde dışsal bir varlık olarak duruyor.
Halkın sorunlarıyla yoğunlaşan, onlarla yaşayan ve kendini Meclis duvarının dışına atan bir muhalefetin eksikliği, bugünün en acil sorunu. Halkla devam eden kalp kırıklığının onarılacağı yer de burası.
Hadi özetleyelim: Hayat pahalılığı, geçim derdi, işsizlik tüm ülkeyi esir aldı. Geleceğe umutla bakanların sayısı her geçen gün azalıyor. Toplumsal fay hatlarında ciddi anlamda enerji birikmiş durumda. Küçük sarsıntılarla devam eden süreç, çok daha şiddetli depremler üretebilir.
Farklı toplumsal katmanlarda yaşanan hareketliliğe karşın, aynı enerji siyaset erbabında görülmüyor. Özellikle muhalefet cenahı, enerjisini siyasetin ateşini normal seviyelerde tutmak için harcıyor. Toplumla siyaset erbabı arasında oluşan açı farkı, aralarında gönül kırgınlığına ve kalp kırılmasına yol açıyor.
Ülkenin her yanı darmaduman, kırıklar içinde dururken yüzünü başka yöne çeviren muhalefetin, bir parmak kırığının bu kadar gündemde kalmaması da çok normal.
Memlekette bu kadar kırık ve kırılan varken, en çok tartışılanın parmak kırığı olması, Erdoğan’ın devam eden hegemonyasını ve muhalefetin dağınıklığını gösteriyor.