Yaşar Aydın: Daha baskıcı bir döneme start verildi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

14 Mayıs seçimi herhangi bir seçim olmadığı gibi çok daha kalıcı sonuçlar üretme potansiyeline sahip. Seçimin üzerinden geçen 120 günlük süreç bununla ilgili çok önemli ipuçları da verdi.

Erdoğan, 22 yıllık iktidarı boyunca çok fazla isimle çalıştı. Başlangıçtan bu yana birlikte olduğu isim sayısı bir elin parmağı kadar. Kendisi dışında kimsenin vazgeçilmez olduğunu hissettirdi. Partiyi birlikte kurduğu Abdullah Gül’den damadı Berat Albayrak’a kadar bu durum hiç değişmedi.

Ama artık durum biraz farklı. Yeni dönemde durumun biraz daha farklı olacağı çok açık. Bunu söylemek için belki biraz erken ama artık Erdoğan merkezli siyasetin yanına daha güçlü figürler kendini hissettirmeye başladı bile.

Son günlerin en önemli gündemi İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda bu net bir şekilde görüldü. Daha önce benzer şekilde yaşanan gelişmeler düşünüldüğünde AKP iktidarının tutumunda belirgin bir farklılık var. Bunun da ötesinde bu kadar önemli bir konuda ilk kez Erdoğan’ın daha geride durduğu bir döneme tanıklık ediyoruz. Tüm diplomasi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın etrafında yürüyor. O kadar ki Fidan’ın tavrı AKP iktidarının genel tavrı haline gelmiş durumda. Erdoğan bu konuya dair itirazını ancak cümle içinde mırıldanarak geçirebiliyor. Tıpkı ekonomide Şimşek’le ilgili hissettikleri gibi.

Bu durum ülkede tek adam döneminin bittiği, artık en azından kabinenin özerk bir alanı olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersi daha da tahkim edilmiş bir baskıcı döneme start verilmiş oluyor.

Yaşar Aydın’ın yazısı