Sorun siyaset kurumunun sosyal alana müdahalesi değil, sosyal yapı içinde bulunan bir hareketin devlet kurumlarında ulaştığı güçle siyasetten ekonomiye ve cemaatlere kadar her alanı tanzim etmeye soyunması… Siyasetin sosyal alana yönelik bakış açısı elbette tartışmaya açıktır, ama hiç değilse siyaset kurumu meşruiyeti belli olan, hesap verebilir ve elle tutulabilir bir yapıdır. Diğeri ise meşruiyeti kendinden menkul, yerleştiği bünyenin gücünü kullanarak her alana müdahale eden bir yapıdır. Bu ikisi arasındaki ayrımı yapamamak büyük bir eksiklik olur. Paralel ilişkiler, madalyonun iki yüzünü açık ediyor ve bakış açıları da köklü şekilde değişiyor.