Evet Erdoğan’ın ‘meydan okuyucu’, ‘put kırıcı’, ‘ezber bozucu’ bir karakteri vardır. Ama bu değişim-dönüşüm misyonu, Donkişot’luk yapmak, yel değirmenlerine saldırmak anlamına gelmemektedir. Erdoğan reel politika ile idealizm arasında doğru bir bağ kuramasaydı ülkesini bu kadar büyütemez, bu kadar tarihi başarılara imza atamazdı. Rasyonel olmak insana reel şartları gözeterek ama ilke ve değerlerinden feragat etmeden hareket etmeyi gerektirir. Yoksa zilletle, teslimiyetle, eziklikle gelen netice almalar suya atılan imza gibidir.
Terör örgütlerinin, darbeci çetelerin meydan okumalarına karşı Erdoğan elbette teslimiyetçi bir tavır sergileyemez.
Erdoğan doğru ve alternatifi fayda getirmeyecek bir tavır içindedir. Sınırların yeniden çizilmek istendiği, ülkelerin tam denetimle kukla yapılmaya çalışıldığı, bölge halklarının iradelerinin hiçe sayıldığı bir ortamda Erdoğan sadece Türkiye için değil mazlum milletler için tarihi bir duruş sergilemektedir. Cesur ve izzetli bir tavırla var olabiliriz.