Washington Post'tan, Davutoğlu'nun kaleminden çıkmış gibi başyazı

 

Türkiye’nin IŞİD’le mücadeleye daha fazla destek için koştuğu uçuşa yasak bölge ve Beşar Esad’ın hedef alınması şartları, ABD’nin etkili gazetelerinden Washington Post’tan destek buldu. Gazete başyazısında, Obama yönetimini güvenli bölge kurmaya çağırdı. Washington Post, böyle bir bölgenin Türkiye’nin savaşa katkısını artıracağını, Türk özel kuvvetlerinin intihar bombacılarını engelleyebileceğini yazdı.

Ancak gazete, şu an IŞİD’in elinde bulunan bölge için önerdiği uçuşa yasak bölgenin nasıl kurulacağını açıklamayıp, bunun getireceği ‘olumlu‘ değişiklikleri sıralamakla yetindi. Başyazının tam metni şöyle:

‘Amerikan müttefikleri yok olabilir’

suriye

Müttefiklerinin baskısı altındaki Obama yönetimi, Suriye stratejisini düzeltme yönünde yavaş bir ilerleme kaydediyor. Eğer öyleyse – ve yetkililer Obama’nın henüz bir karar vermediğini, böyle bir kararın yakın da olmadığını vurguluyor- böyle bir değişiklik memnuniyetle karşılanacaktır.

ABD Başkanı IŞİD’le savaşması için Suriyeli ılımlı güçlere güveniyor ancak bir yandan da bu güçlerin karşı karşıya bulunduğu Beşar Esad tehidini ele almayı reddediyor. Bu politika Türkiye’nin hayati önem taşıyan bir işbirliğini esirgemesine yol açtı; hem Esad rejimi hem de aşırılıkçı İslami gruplar karşısında mevzi kaybeden Amerikan müttefiklerinin yok olması riskini doğurdu.

Dış yardımla ellerinde tutabilirler

irak askeri isid4

Washington Post ve diğer medya kuruluşlarının haberlerine göre, şu an üzerinde durulan plan kademeli bir değişiklik öngörüyor ve muhtemel de, Suriye’deki Amerikan çıkarlarını kararlı bir biçimde ilerletmek açısından çok zayıf kalacak. Fakat en azından felaketi savuşturabilir. Washington Post’tan Karen DeYoung’ın haberine göre, Amerikalı yetkililer Türkiye sınırında yaklaşık 30 kilometre derinliğinde ve 160 kilometre uzunluğunda, isyancıların ABD ve müttefiklerinin hava saldırılarının yanı sıra Türk özel kuvvetlerinin yardımıyla ellerinde tutabileceği fiili bir güvenli bölge kurmayı konuşuyor.

Kuşatma altındaki Kürt kenti Kobani’ye doğru uzanan söz konusu sınır bölgesi, şu an IŞİD’in kontrolünde. Fakat strateji, Suriye hükümetinin hava kuvvetlerini caydırarak bölgeyi hava saldırılarından koruyabilir. Güvenli bölge kurulursa, Esad yönetimine ciddi biçimde ihtiyaç duyulan alternatifi kurmak üzere siyasi sürgünler ülkeye girebilir.

Halep kuşatıldı

Güvenli bölge aynı zamanda, ılımlı Özgür Suriye Ordusu’na nefes alma alanı sağlar. Son haftalarda, Özgür Suriye Ordusu’nun Halep’teki güçleri, muhaliflerin elindeki bölgelere giden son iki yolu da ele geçiren rejim tarafından kuşatıldı. Bu sırada, El Kaide bağlantılı El Nusra da, Özgür Suriye Ordusu’nu bölgeden çıkartarak, İdlib’in bazı bölgelerinin yanı sıra Halep’in güneyini ve batısını ele geçirdi.

Üst düzey Amerikalı yetkililerin planı müzakere etmekte olduğu Türkiye, savaşa katkısını ciddi biçimde artırabilir. Amerikan savaş uçaklarının Körfez yerine İncirlik Hava Üssü’nden kalkışına izin verilebilir, ki bu da, Suriye ve Kuzey Irak’taki savaş bölgesinin üzerinde geçirebildikleri zamanı büyük ölçüde artırır. Türk özel kuvvetleri, bombacıları gözetleyebilir, ki bu, mevcut operasyonda yapılmayan bir iş.

Tereddüt daha tehlikeli

Erdoğan hükümeti, Halep’e de uzanan bir uçuşa yasak bölgenin dahil olduğu, daha iddialı bir strateji için bastırıyor. Böyle bir strateji Esad rejimine çok daha ağır bir darbe vurur; ülkenin ikinci en büyük kentinde muhalefetin kök salmasını sağlar ve Şam’ı, Obama yönetiminin de amaçladığını söyledi Esad sonrası dönem için ciddi müzakereler yapmak zorunda bırakabilir.

Beyaz Saray’ın, Suriye’nin iç savaşına yavaş yavaş çekilmekten, desteklediği güçlerin radikalleşmesinden veya karadan asker göndermesi için baskının artması gibi endişeler nedeniyle tereddüt ettiği belirtiliyor. Bu hakiki tehlikelerin hayata geçmesi, Obama’nın mevcut politikasının zayıflığına çare bulamaması halinde daha yüksek bir ihtimal. IŞİD’i ortadan kaldırmak için, Suriye’ye yeni bir rejimin yönetiminde istikrar getirilmeli. ABD bu gerçeği ne kadar erken fark eder adım atarsa, risk ve bedeller de o kadar azalır.

Yazının İngilizce orijinali