Volkan Öngel: Türkiye 'zenginleşmeden yaşlanan' ülkeler ligine girmektedir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

TÜİK’in son açıkla­dığı doğum istatistikleri ve bölgesel makro­ekonomik veriler birlikte analiz edildiğin­de, Türkiye’nin nüfus yenilenme dinamiğini kaybettiği açıkça görülüyor.

2020 yılında 1,77 çocuk olan toplam do­ğurganlık hızı, 2025 yılına gelindiğinde çar­pıcı bir düşüşle 1,42’ye gerilemiş durumda. 

Veriler incelendiğinde en net korelasyon­lardan biri eğitim seviyesi ile doğurganlık hı­zı arasında karşımıza çıkıyor. 2025 yılı veri­lerine göre, okuma yazma bilmeyen ya da bir okul bitirmeyen kadınlarda doğurganlık hızı 2,07 çocuk ile nüfus yenilenme sınırına yakın seyrederken; yükseköğretim mezunu kadın­larda bu oran 1,24’e kadar düşmektedir.

Türkiye, “zenginleşmeden yaşlanan” ülkeler ligine girmektedir. Batı­da eğitimli ve istihdama katılan nüfus ço­cuk yapmayı ekonomik bir yük olarak görür­ken, doğuda ekonomik imkânların kısıtlılı­ğı demografik momentumu sınırlamaktadır. Genç nüfus avantajına güvenerek inşa edi­len büyüme modellerinin sonuna gelinmiş­tir.

Önümüzdeki dönemde işgücü verimli­liğini artıracak yapısal reformlar yapılmaz, kadınların iş ile aile yaşamını dengeleyebi­leceği makro teşvikler ve kreş destekleri ha­yata geçirilmezse, Türkiye ekonomisi çok uzak olmayan bir gelecekte akut bir işgücü krizi ve taşınması imkânsız bir sosyal gü­venlik yüküyle karşı karşıya kalacaktır.

Volkan Öngel’in yazısı