Ussal Şahbaz: İsrail bu teknolojik çevikliği nasıl yakaladı?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İsrail’in yapay zekâyı nasıl kullandığını daha önce Gazze savaşında gördük. Bu savaşta en çok konuşulan uygulama “Babacık nerede?” adıyla bilinen Lavender uygulamasıydı. İsrail’in geliştirdiği bu uygulama, “bir şekilde”, Gazze’de yaşayan kişilerin WhatsApp verilerine erişerek, herkesin içinde bulunduğu WhatsApp grubuna göre bir risk profillemesi yapıyor. Sonra bu kişilerin hangi binada yaşadığını, yine yapay zekâ marifetiyle, telefon ve elektronik ödeme, varsa şehrin kameralarına sızmak gibi dijital izlerinden yola çıkarak tespit ediyor. Sonra yüksek riskli olarak kategorize edilen kişi veya kişilerin bulunduğu bina havaya uçuruluyor. Etik açıdan korkunç bir durum. Peki, İsrail bu teknolojik çevikliği nasıl yakaladı?

İsrail’in başarısının sırrı teknoloji değil; askerlik, startup’lar ve büyük teknoloji şirketleri arasında kesintisiz dönen hızlı bir makine kurmuş olması.

İsrail bu işlerde kullanılan teknolojilerin çoğunu kendi üretmiyor. Mesela Nvidia’nın geliştirdiği çipler ABD’de tasarlanıp Tayvan’da üretiliyor. Yapay zekâ uygulamalarının çalıştığı veri merkezleri Amazon, Microsoft gibi büyük teknoloji şirketlerine; Claude ve ChatGPT gibi büyük dil modelleri ise Anthropic ve OpenAI gibi Amerikan şirketlerine ait. İsrailli dediğimiz startuplar’ın çoğunun yatırımcıları da Amerikalı girişim sermayesi fonları.

Ussal Şahbaz’ın yazısı