Zeytinlere ve köylülere saldırdıktan sonra… Belki aferin beklerken işten atılan özel güvenlikçiler diyormuş ki: “Bize iş güvencesi ve emeklilik vaat etmişlerdi. Bizi insanlara saldırttılar. Sonra kullanıp attılar.” Böyle işte. İşte öyle. Sen kendini ağa, patron, iktidar, devlet sansan da… Değilsin. Piramidin taşını köleler taşır… İçine firavunlar yerleşir!
Ali İsmail Korkmaz’a sopalarla ölümden önceki son tekmeyi vuran polisin avukatı, müvekkilini kurtarmak için demiş ya, “Herhangi bir husumeti bulunmaksızın birini öldürmek kastı ile hareket ediyorsa o zaman o insanın akıl sağlığı şüphede kalacaktır.”
Belki de hakikaten hepimiz için geçerlidir bu. Seni ezen, çoluk çocuğunun hayatını cendereye alan, seni köle gibi mesailere, hor görülmelere mahkum eden Ali İsmail miydi… Hakikaten aklınız, vicdanınız yerinde mi? Kendini de ezen, kemiren, tüketen vampir düzene bir başka ezilene vurarak tekme, tokat kan taşımak mıdır hayat gailesinin gayesi!