Sorunumuzu tekrar edeyim: Bu insanlar, işçiler, askerler, hepsi daha önce değer verilmeyen hayatlarıyla vardı orada. Afyon’da öldükleri için orada olmadılar; orada oldukları, her yerde zorla angarya yüklenildiği için öldüler. AVM şantiyesinde ölünce naylon çadıra atılmadılar; hep oralara tıkıldıkları için öldüler.
Soma’da, Ermenek’te ölünce madene girmediler; hep o şartlarda oldukları için öldüler. Yani siz, biz onların ölüleriyle tanıştığımızda var olmadılar; biz görmüyorken de vardı onlar; varken, yok oldular! Mesele sadece ölümün ağıtını değil, hayatın kağıdını dürüstçe, vicdanla, hakkaniyetle yazıp okuyabilmekte!
Yok olan kadar, var olanı görebilmekte! Biz onları yok olunca var sayıyoruz; varken ise yok sanıyoruz!