Umur Talu: Sayın Şimşek, 'ben şimdi bu emme basma tulumbanın ortağı mıyım' diye hiç mi hayıflanmadınız?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Siz mi çok safsınız yoksa biz enayiliğin son safhasında mıyız? Etik demek, etik; biz bu kadar enayi görülmek için ne ettik? Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkan Yardımcısı şey yapmış: Düğününe banka genel müdürlerini de davet etmiş. Onlar da tabii eli boş gelmemiş. Oysa yardımcının, müdüründen, neyinden şeyinden hediye ya da yardım kabul ettiği bankalar zaten kendisinin denetlemekle sorumlu olduğu masalar, kasalarmış. Ekonomiden, bir süredir yine yeniden krizden, yoksullaşmadan, kemer sıkmadan, kaynak aktarmaktan sorumlu, ilk yardım gerekince sirenleri çalınan “ambulans” Bakan Şimşek’de şimşek çakmış. Soruşturma şey etmiş. Masal böyle.

Diyeceğim şu: Ah Mehmet Şimşek, iktidarın 22 yıldır “Eti benim, kemiği de benim” diyerek büyüttüğü, zenginleşiyor zannedilirken birden ahalisi yoksullaşan bu düzende “etik” derdiniz bu olsun! Bütün sistem böyle işliyor Şimşek Bey. Değil mi? İşlemiyor mu? Refah içinde yönetmekle sorumlu oldukları milletin kamu kaynaklarını kanka kaymaklara aktarıp bir miktarını da “hediye”ye dönüştürmüş bir sistem yok mu? Sayın Şimşek, bayım Şimşek… Bütün çark “hediye” ile dönüyor, hiç mi görmediniz, hiç mi sormadınız, hiç mi şaşırmadınız, hiç mi ayıplamadınız, “ben şimdi bu emme basma tulumbanın ortağı mıyım” diye hiç mi hayıflanmadınız?

Her şey etikti de adamcağızın düğünü mü battı? O da bakmış sisteme, o da bakmış yukarıya, aşağıya, sağa sola, “Ne var ki bunda” deyivermiş olmalı. Hakikaten, ne var ki bunda! “Hediye”nin büyük parçalarına gözlerinizi kapatıp Mustaa Bey’in düğününü burnundan getirmeseydiniz keşke! “Sizinkiler”e her gün düğün, bayram. Üstelik bir de sık sık şunu bunu azarlayarak! Bence bırakın düğünle uğraşmayı; tadını çıkarın, çıkın piste, halay çekin! Ah Mehmet Şimşek! Hassasiyetinize saygılar, selamlar!

Umur Talu’nun yazısı