Umur Talu: Saray'da ölen işçiler mi 'kalitenin bedeli'?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Bizim işçimiz, Savaş Oğuz’dan şanslı; ölmedi… Ona sürüneceği bir hayat kaldı. Hemen hastane. Üst üste ameliyatlar; belde kırıklar, kırıklara platin. Çalıştığı işveren esas şirketin taşeronu. İfadelerinde “yaralıya hastanede sahip çıkıp para verdiklerini ama makbuz almadıklarını”söylüyorlar. Yaralı işçiyi tedbirsizlikle suçluyorlar; işini kaybetmemek için sınıfını kaybetmek zorunda kalan başka bir işçinin de tanıklığıyla.

Rakam doğru mu, bilemem. Makbuzsuz! Esas ücret de gizlenmiş; asgari ücret gösterilmiş; koca Saray’da bile! “İnce işçilik” işçisi artık çalışamayacak durumda; bir mucize olmazsa. Kondu kirası ödenecek, iki çocuk beslenecek, büyütülecek; bir mucize olursa! O da işverenleri dava etti.

Arınç’a göre 1 katrilyon üzerinde, Cumhurbaşkanı’na göre öyle 800 filan değil, 500 milyon dolar civarında, Maliye Bakanı’na göre 1 milyar 370 milyon liralık Saray inşaatından 30 bin TL tazminat talebiyle. Cumhurbaşkanı, “Sağolsun arkadaşlar iyi iş çıkardılar. Kalitenin elbet bir bedeli olur” diyor ya… Savaş Oğuz’un bedeli ölüm; diğerininki, belde platinler, elde toz olmuş bir hayat.

Umur Talu’nun yazısı