Başka bir sorun da var artık. Dilekçede “maalesef” o husus da yer aldı:
15 Temmuz gecesinden sabaha kadar; TSK en üst kademesi, başta Genelkurmay Başkanı, 2. Başkan, Kuvvet Komutanları, adı “Terör örgütü üyesi” olarak tescil edilen yaverler, subay, astsubay ve generallerce “rehin” alındı. Alıkonuldu.
Bildiğimiz kadarıyla o gece karargahlarda anında ilk (ve tek) mukavemet eden, Özel Kuvvetler’i ele geçirmek isteyen generali alnından vurup delik deşik “şehit” edilen Ömer Astsubay’dı!
Şimdi “Terör örgütü” Işid’in “mukavemetsiz rehin aldığı” Astsubay Örs için TSK’nın verdiği “Ordudan atma” kararı gerekçesini bir daha okuyabiliriz:
“Terör örgütü tarafından mukavemet olmaksızın alıkonulup ulusal ve uluslararası basında terör örgütü propagandasına malzeme olmak, TC ve TSK’nın itibarını zedelemek.”
Bilmiyorum son Şura’da, Jandarma ve Genelkurmay 2. Başkanlığındaki değişim hariç yerinde kalan komutanlar artık Örs Davası’na nasıl bakar?
Onlar kalıyorken, o neden atılmıştır?
O atılmışsa, onlar nasıl kalmıştır?
Onlar kalıyorsa, onu atanların bir kısmı “terör örgütü zanlısı” ise o şimdi ne olacaktır?