Umur Talu: Kızıldere eylemi 15 Temmuz'da yeniden yoğrulan vicdan ve aklımızla, 'darbeye direniş' midir?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Tamam, “romantik” biçimde Deniz Gezmiş ve arkadaşları “itibar” kazandı ama resmen değil. Onları itibarlı yazan bir resmi tarih ders kitabımız yok henüz! Var mı?

12 Mart darbesine direnenler ve darbeci generallerin mahkemesinde idama mahkum edilenler olarak tarihte yeniden yazılırlar mı?

Daha zoru: 12 Mart darbesi sonrası, Mahir Çayan ve arkadaşlarının “NATO askerleri” kaçırarak, kuşatıldıklarında “erleri çekin, rütbeliler gelsin” diyerek, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını da kurtarmak için giriştiği Kızıldere eylemi hala “terörist, anarşist bir eylem” midir, yoksa 15 Temmuz’da yeniden yoğrulan vicdan ve aklımızla, “darbeye direniş” midir? Hiç olmazsa bir kuşkumuz, bir sorumuz olmuş mudur artık?

“Darbeye direniş” sadece “meşru iktidarı koruma” eylemi olarak mı tanımlanır, yoksa adı üstünde “darbeye direniş”le mi tanımlanır öncelikle? Sağa ve iktidara, devlete dair bir şey midir; yoksa sokağa, direnişe dair midir, sol da dahil midir?

Umur Talu’nun yazısı