‘Devlet kibri’ şu sıra Rusya’dan İsrail’e, hava sahası ihlalini yutarak, Mavi Marmara’yı batırarak ‘dostluk’ kovalıyor.
Yeni müjde: Darbeci Sisi’yle de, Kobani’yi şey yapsın, Diktatör Esed ile de barışabiliriz!
‘Böbürlenme süreci’ tavsadı, başa dönme telaşındayız. Tamam, olur.
Ama şunca ‘şehit’, yüzlerce ölü, bunca kayıp, onca nefret ve acı birikimi, şunca enerji, duygu, güven, kaynak kaybı; daha da büyüyen endişe ve tehlikeler; memleketin yarılması; Türkiye’nin bütün dünyada yitirdiği itibar, güven, sempati; her yerde ‘soykırımcı’ Işid ile anılması; buharlaşan çözüm ve barış umudu; dışta komşuların da içeride komşuluğun da sıfırlanması…
Hepsi hepsi n’olacak?
Vallahi benim aklıma da o geliyor:
Suriye’den Mısır’a, Rusya’dan İsrail’e; Kobani’den Ankara Garı’na; kırılmış, kaybedilmiş, bir öyle bir şöyle denmiş ne varsa…
Hepsini Davutoğlu’nun eşantiyon başbakanlığına yüklersiniz, olur biter!