Hep “başlar”a ilişkin şeyler konuşuyoruz, ancak “baş aşağı” duruyoruz! Bir örnekle açıklayayım.
Gözü dönmüş darbe saldırısı dolayısıyla yargılanacak olan nedir? Darbecilik, darbeciler, darbeci örgüt, darbeye katılan, komuta eden, örgütleyen, finanse edenler…
Binlerce sıradan insan, darbeden belki habersiz; banka, sendika, komşu ihbarı gibi “deliller”le işinden, hayatından, haysiyetinden oldu; 30 kadar intihar gerçekleşti. İktidarın komutanlara hediyesi demir Disiplin Kanunu’yla olaydan habersiz kışladan çıkarılan alttaki askerler, kamptan, okuldan askeri öğrenciler, hatta kışladan hiç çıkmamış astlar da “darbe zanlısı” olarak içeride.
Demek “darbeye katılım ve şüphesi” en azından suçlama gerekçesi.
“Baş aşağı” ülkede, baş ve göz dönmesi yüzünden; yıllarca Cemaat’le ortak yayın yapmış, onları övmüş, onlarca ağırlanmış, onları tayin terfi ettirmiş, sahiplenmiş, kollamış siyasetçi ve iktidar gazetecileri ile devlet, yargı düzeni, Cumhuriyet’teki bağımsız gazetecileri içeri atıp bir de taşlamaya kalkıyor
Hakiki soruları sormadınız mı, dünyaya baş aşağı bakıp doğru zannedersiniz!
O yüzden “demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti” denen şeyde tek doğru kelime devlettir!