Cümle uzun ama ana fikri kısa:
Hükümlüyü mahkum eden, mahkumiyeti onaylayan Yargıtay Dairesi’nin Başkanı “Fetö”den tutuklandı. Dolayısıyla o karara gölge düştü. Adalete güven sarsıldı. İnfaz durdurulup yeniden yargılama yapılmalı!
Hükümlünün “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, izinsiz kazı, ormanda ağaç kesmek”ten mahkum edildiğini, ancak onu mahkum edenlerin bir kısmının “Darbe ve silahlı terör örgütü”nden, henüz mahkum değil, tutuklu olmasıyla bile infazın durdurulduğunu unutmayın.
Unutmayın, çünkü “Fetöcü” olmakla suçlanan 3 bin 500 kadar hakim ve savcı ile Yüksek Yargı mensubunun mevcudiyetinde, binlerce, on binlerce karar, hüküm, dosya, onama bu kategoriye, daha doğrusu bu şüpheye, adalete olan güvenin sarsılmasına, vicdanların yaralanmasına tekabül eder.
Bu aynı zamanda şu demektir:
Halihazırdaki iktidarın çeşitli hükümetleri döneminde, Adalet Bakanlığı ve HSYK tercihleriyle tayin edilmiş, yükseltilmiş, tercih edilmiş 3 bin 500 kadar yargı mensubunun işlemleri şüpheli, şaibeli ve tartışmalıdır!
Tamam, kanıtlanmış bir cinayet cinayettir, katil de katildir ama hüküm orada bile şüphelidir.
Hele hele siyasi, askeri, idari davalarda; basın davalarında, hatta en sıradan mülkiyet, illiyet ve benzeri vakalarda!