Ümit Kıvanç: Roboski süreci, kısa zamanda, Türk İslâmcısının bir tür manifestosuna dönüştü

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Hayasızca inkâra yönelmek, olmayacak yalanlar uydurmak bizde yalnız kabahati yüzünden okunan çocuklara özgü değildir. Basbayağı yetişkin davranışıdır.

Kadri bilinmeyen ve sonradan -herhalde Cemaat’e yakınlıktan, bilmiyorum açıkçası- gözden düşen, dönemin faşizan içişleri bakanı, televizyonlarda, devletin bombalarla paramparça ettiği insanları “bunlar PKK’nin kaçakçıları” diye itibarsızlaştırmakla meşgûldü.

Tayyip Erdoğan, “o kadar yüksekten”, kaçakçılık yapan köylülerle gerillayı ayırt edemeyen Silahlı Kuvvetler’i savunuyor, “e, kılık kıyafet…” diye söze giriyor, karşısındaki ayarlı propagandacı takımı, “aynı!” diye atılıyor, tamamlıyordu.

Roboski süreci, kısa zamanda, Türk İslâmcısının bir tür manifestosuna dönüştü. Manifestonun ilk maddesi şuydu: “Ahlâkla merhametle falan işim olmaz, ben iktidarıma bakarım.” İkinci madde, Kürtlere sesleniyordu: “Sizi öldürürken elim titremez, ona göre!”

Ümit Kıvanç’ın yazısı