Hızlandırılmış ’90’lar kursu yapılıyor memlekete. Yapılırken yine Kürtler ölüyor. Her vesileyle Kürtler ölüyor. Bütün bu kışkırtma, zaten her gün Rojava’dan gelen cenazelerin kaldırıldığı topraklarda yapılıyor. Yani sadece baskı zulüm değil, ilave vicdansızlık, insafsızlık sözkonusu.
(..) 90’larda çamura yatırılmış Kürt köylülerinin üzerlerinde postallarla gezinilirken duymadınız, görmediniz, peki, haydi yiyelim bunu. Diyarbakır’da sokak ortasında enseden tek kurşunla vurulanlardan, Batman’da satırla katledilenlerden de haberiniz olmadı, onu da yiyelim.
Ama artık biliyorsunuz. Size hatırlatmak, o döneme yetişememiş gençlere öğretmek amacıyla uygulamalı kurs veriyorlar. Üstelik nefret ettiğiniz birilerinin döneminde sergileniyor aynı zulüm.
Ne yapmayı düşünüyorsunuz? Sokaklara çıkıp, “Kürtlere reva görülen bu zulüm son bulsun!” diye haykırır mısınız? Diyarbakır huzura kavuşana kadar, günlük yaşantınızı aralayıp birşeyler yapar mısınız?