2025 küresel ekonomik düzenin şekillenmeye başladığı yıldı. 2026 ise küresel jeopolitik düzene format atıldığı yıl olarak geçecek kayıtlara. Kurallara dayalı uluslararası düzenin yerini güç ve çıkar odaklı bir düzen alıyor
Geçmişte ABD’nin dahil olduğu Latin Amerika darbelerini andıran Venezuela müdahalesinin nedenleri ve sonuçları büyük bir tartışmaya yol açtı. Trump’a göre birinci neden uyuşturucu ile mücadele ve illegal göçmen akımını önlemek. Ama siyasetçilerin sözlerinden çok eylemlerine bakmak gerektiğini nicedir biliyoruz. Maduro’nun devrilmesinin en dikkat çekici sonucu Venezuela petrollerinin ABD petrol devlerinin kontrolüne geçme ihtimali.
Bugün Çin dünyada birçok değerli madeninin işletilmesinde söz sahibi. Günümüz teknolojileri açısından önemli olan galyum, magnezyum, nadir toprak elementleri, tungsten, lityum, kobalt, nikel, alüminyum, bakır gibi kaynakların hepsinde işleme kapasitesinin en az yüzde 50’si Çin’in elinde. Bu da ABD ve Çin arasındaki mücadelenin kolay olmayacağını gösteriyor.
Şimdiye kadar ABD askeri müdahalelerinin meşruiyetini demokrasi ve insan hakları gibi ahlaki bir söylem üzerine kuruyordu. Bu kez meşruiyetini ne ilke ve değerlere dayandırma ne de ulusal ve uluslararası hukuka uyma çabası var. Güçlü ve muktedir olmak müdahale için yeterli görünüyor. Ama kural bazlı sistemin temel direği olmanın getirdiği yumuşak gücün tamamen gözden çıkartılmasının uzun vadeli sonuçları olacaktır.