Osmaniye’de 30 dereceyi aşan sıcaklıkta bir tarım arazisinde çapa yapan tarım işçileri…
Serinleyecek bir gölgelikleri bile bulunmayan işçilerden 70 yaşındaki bir kadın şunları söylüyor:
”Tansiyonum, solunum yetmezliğim var.
Sıcakta kalbim sıkışıyor bazen, öyle olunca suya giriyorum.
Sıcakta kolay mı burada çalışmak? 1.100 TL yevmiye alıyoruz, ama yetmiyor.”
Bu iç daraltıcı manzara, bize Türkiye’de ekonominin ve çalışma hayatının gerçek fotoğrafını sunuyor:
Buradan baktığınızda; “açlık sınırı,” “insani çalışma standartları,” “sosyal güvenlik” adına söylenen ne varsa, hepsinin afaki olduğunu anlıyorsunuz.
Bu para karşılığı çalışma süresinin öyle resmi mesai saatleriyle sınırlı olduğunu düşünmeyin. Tarım komisyonları, günlük çalışma süresini 8 saat olarak belirlese de; haberlere yansıyan bilgiler, muhtemelen sabahın erken saatlerinden akşam vaktine kadar, 10 saat belki 12 saati bulan uzun bir çalışma süresinin varlığına işaret ediyor. Ayrıca, çalışılmayan gün için yevmiye ödenmiyor.
Sözde her işçi için tarım sigortası yaptırılması gerekiyor. Ama sahadaki veriler bunu ne ölçüde doğrulayabilir?