Ülkelerin Ay görevleri: Uzay yarışı ne alemde?

HAYDAR ŞAHİN

haydarsahinn@gmail.com

@haydarsahinn

Günümüz uzay çalışmalarında, her ne kadar gözümüzü uzaklara dikmiş ve ilgimizi gezegenlere yapılan görevlere kaydırmış olsak da Ay’a yapılan uzay görevleri hala oldukça önemli bir yere sahip.

Sovyetler Birliği’nin 4 Ekim 1957 tarihinde Dünya yörüngesinde bir tur attırdığı Sputnik-1 uydusu ile uzay çağı resmen başlamış, akabinde ABD ile SSCB arasında başlayan uzay yarışı Ay’a yapılan görevlerle tepe noktasına ulaşmıştı.

Kuşkusuz günümüze kadar gök cisimlerine yapılan görevler arasında en fazla ilgiyi Ay toplamış oldu. Bunun elbette ki en önemli sebebi Ay’ın diğer gök cisimlerine oranla çok daha yakınımızda bulunuyor olması.

En güncel iki uzay görevi arasında bir kıyaslama yapacak olursak; Çin’in uzay ajansı olan CNSA’nın Ay’a gönderdiği Chang’e 4 uzay aracı yalnızca 110 saatte Ay’a ulaşmışken, NASA’nın Mars’a yolladığı InSight uzay aracı yaklaşık altı aylık bir yolculuğun ardından Mars’a ulaşabildi. Mesafenin daha az olması, yalnızca görevin toplamda aldığı zamanın daha az tutması açısından değil, aynı zamanda görevin kontrolünün kolay yürütülebilmesi açısından da oldukça önemli bir rolü oluyor.

En genel olarak bakıldığında Ay’a yapılan görevler dört temel başlıkta toplanabilir:

  1. Ay yörüngesine yollanan uydular
  2. Ay yüzeyine indirilen uzay araçları
  3. Kütleçekim etkili manevra (gravity assist)
  4. İnsanlı uzay görevleri

Bu görevlerin arasındaki kütleçekim etkili manevra görevleri hariç hepsindeki ortak amaç uydumuz Ay’ın jeolojik özellikleri, atmosferi, biyolojik canlılığın var olup olmadığı gibi temel soru işaretlerine yanıtlar üretmek. Ancak daha genel olarak bakıldığında başka bir amaç hemen hemen bu amaçlar kadar dikkate değer hale geliyor: Politik iddia!

Uzay çalışmalarının çok uzun bir dönem temel motivasyonunu SSCB ile ABD arasında yürüyen soğuk savaştan aldığını hatırlayacak olursak, günümüzde altısı insanlı olmak üzere 100’e yakın Ay görevi yapılmışken, neden hala Çin, Hindistan, Japonya, İsrail gibi ülkelerin uzay programları arasında başlıca Ay görevlerinin olduğu açıklığa kavuşabilir.

Ay’ın oluşumundan çekirdek yapısına kadar önemli soru işaretleri herkes tarafından merakla cevap bulması beklenirken, ülkelerin, oldukça masraflı olan bu görevlere dair bir programa sahip olmaları yalnızca merakla açıklanamaz. Günümüzde yeryüzünde politik güç oluşturabilmek uzayda da aynı oranda söz sahibi olmayı gerektiriyor. Dolayısıyla birçok ülke açısından Ay’a dair bir programa sahip olmak güç yarışında etki alanını belirleyen önemli bir unsur haline geldi.

Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’nin uzay ajansı NASA’nın her geçen yıl bütçesinin azaltılması bu alanda rakipsizleşmesiyle açıklanabilir. Ancak Çin, Hindistan, Japonya, İsrail gibi gelişen her ekonominin son yıllarda oldukça iddialı uzay görevleri bu alandaki mücadelenin tekrar alevleneceğini gösteriyor.

NASA hala en iddialı projelere imza atıyor olsa da Japonya’nın uzay ajansı JAXA’nın meteorların yüzeyine uzay aracı indirmek gibi oldukça zor görevleri hakkıyla yerine getiriyor olması NASA’nın bu alandaki otoritesini sarsan adımlar olarak yorumlanabilir. Aynı şekilde Hindistan’ın uzay ajansı ISRO’nun yerine getirdiği görevlerdeki başarı oranının yüksekliği gelecekte bu alanda oldukça önemli bir yer tutacaklarının göstergesi.

Rusya SSCB’den aldığı mirasla Roscosmos olarak hala Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) gibi çalışmalarda önemli bir paya sahip ve roket sistemleri ile birçok uydunun yörüngeye başarılı bir şekilde oturtulmasının altında imzası var. Benzer şekilde pek çok Avrupa ülkesinin dahil olduğu Avrupa Uzay Ajansı (ESA) yürüttüğü ortak çalışmalar uzay çalışmalarının önemli taşlarından. İsrail’in uzay ajansı olan SpaceIL’nin henüz adına pek rastlamasak da 13 Şubat 2019’da Ay’a gönderecekleri bir uzay aracı ile kendini göstermeye başlıyor.

Bu ülkeler arasında gelecek programı en yoğun ülkelerden biri olan Çin’in uzay ajansı CNSA geçtiğimiz günlerde oldukça önemli sayılabilecek bir Ay görevine imza attı. Günümüze kadar Ay yüzeyine başarılı şekilde uzay aracı indirebilmiş iki ülke olan SSCB/Rusya ve ABD dışında ilk defa üçüncü bir ülke bu başarıyı elde etmiş oldu. CNSA, 3 Ocak 2019 tarihinde Ay’ın Karanlık Yüzü’ olarak adlandırılan yüzeyine bir uzay aracı ve bir robotu başarılı bir şekilde indirmeyi başardı.

Temel görevi Ay’ın yüzeyinde bulunan toprak ve taşların kimyasal yapısını incelemek, görevi boyunca yüzey sıcaklığını ölçerek analiz etmek, kozmik ışımaları ve Güneş patlamalarından yayılan kozmik kütlenin Dünya ve Güneş arasındaki değişimini incelemek olarak tanımlı olan ‘Chang’e 4’ uzay aracı en az 12 ay boyunca Ay’da laboratuvar işlevi görecek. Ayrıca yüksek teknolojiyle donatılmış olan altı tekerlekli robot, yüzey üzerinde hareket ederek erişim kolaylığı sağlamış olacak.

Çin, yeryüzünde göze çarpan ciddi çıkışlara sahipken bu çalışmasıyla uzay çalışmalarında da iddialı olduğunu göstermiş oldu. 2030’larda Mars’a insansız yapılacak görev için çalışmalara geçtiğimiz yıllarda başlandı. SpaceX gibi özel şirketler, Mars’a yapılacak insanlı görevler konusunda bir kamuoyu oluşturmuş olsa da, NASA gibi devlet kurumları, yüksek bütçelerin gerekliliğinden dolayı çekingen kalmayı tercih ediyor.

Ancak Çin gibi ülkelerin ‘Chang’e 4’ gibi iddialı görevleri ve daha gerçekçi hale gelmiş Mars projeleri ülkeler arasında bir uzay rekabetinin tekrar canlanmasına neden olabilir. Özellikle bu açıdan Çin’in, Hindistan’ın, Japonya’nın sahip olduğu uzay programı, uzay çalışmalarının geleceği açısından fazlaca önem taşıyor.