Ukrayna'dan dönen üniversiteliler kapıda kaldı: Kim haklı, çözüm ne?

AYŞEGÜL KASAP

aysegulkasap@diken.com.tr

@aysegul_kasap

Ukrayna’dan okurken Rus işgali nedeniyle Türkiye’ye dönmek zorunda kalan öğrencilerin durumu tartışma konusu.

Öğrenimleri akamete uğrayan öğrenciler yatay geçiş peşinde. Yükseköğretim Kurumu (YÖK) kontenjan açılması için üniversitelere yazı da gönderdi. Ancak devlet üniversiteleri istekli değil. Çünkü hem akademisyenlerden hem öğrencilerden ciddi itiraz var.

Şu anda özel üniversitelerde kontenjan açılması gündemde. Ancak usulsüzlük, hatta yolsuzluk söylentileri var. Ukrayna’dan gelmiş bir öğrenci, arkadaşlarının rüşvetle kayıt yaptırdığını öne sürdü.

Bıçak sırtı konuyu hem Türkiye’de halihazırda tıp okuyan hem de Ukrayna’dan Türkiye’ye gelmek zorunda kalan tıp öğrencileriyle konuştuk.

Türk Tabipler Birliği (TTB) üyesi Tahsin Yılmaz’a da en mantıklı çözümün ne olabileceğini sorduk.

Fotoğraf: Reuters

Rusya 24 Şubat’ta işgale girişince Ukrayna’daki Türk öğrenciler ilk iki haftayı sığınaklarda tahliye edilmeyi bekleyerek geçirmişti. Nihayet Türkiye’ye dönebilen öğrenciler öğrenimlerini sürdürebilmek için YÖK’e başvuruda bulunmaya başlamıştı.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar başvurular üzerine şöyle demişti: “Ukrayna’ya giden öğrencilerimizden ülkemizdeki bir yükseköğretim programına yatay geçiş için gereken şartları sağlayanların, talep ve tercihleri dikkate alınarak yatay geçiş yapabilmeleri konusunda kolaylık sağlanacak. Yatay geçiş şartlarını karşılayamayan öğrencilerimizeyse 2021-2022 öğrenim yılı bahar dönemi başlamış olmasına rağmen Türkiye’deki üniversitelerde ‘özel öğrenci’ statüsünde devam etme imkan ve fırsatı verilecek.”

Türkiye’de üniversiteye giriş sınavlarında barajı geçemeyen ya da barajı geçip bir tıp fakültesi için gerekli puanı tutturamayan öğrencilerin başlıca tercihlerinden biri Ukrayna.

Ukrayna’da tıp okumanın yıllık bedeli en az 4 bin dolar (58 bin 400 TL). Bu fiyat üniversitelere göre değişiyor. Ayrıca yıllar geçtikçe de artıyor. Örneğin birinci sınıfta 4 bin dolarken ikinci sınıfta 4 bin 800 dolara (70 bin 80 lira) çıkıyor.

Rus işgalinin ardından Türkiye’ye dönen öğrenciler yatay geçiş yapmak istiyor.

Ama sınava girerek, derece yaparak bu üniversitelerde okumaya hak kazanmış öğrencilerin itirazı var.

‘Haksızlık!’

Konuştuğumuz öğrenciler şunları söyledi:

  • Ben gecemi gündüzüme katıp çalıştım. Şimdi 1 milyona bile giremeyen insanlar burada tıp okuma hazırlığında. Benim tüm emeklerimi hiçe sayıyorlar. Onlar sırf paraları olduğu için Ukrayna’ya gidip tıp okudular.
  • Üniversite sınavında 200 puan bile alamayanlar parasını ödeyip oraya gidiyor. Ben burada ilk 100 bine girdim, benimle aynı eğitim hakkına sahip olacaklar. Haksızlık!
  • Ben çocukluğumu yaşamadım. Okul ile dershane arasında mekik dokudum. Eve geldim ders çalıştım. Derece yaptım tıp fakültesine girdim. Aralarında eminim benim kadar çok çalışıp ama sınav günü talihsizlik yaşayıp istediği puanı alamamış arkadaşlarımız da vardır. Ama Ukrayna’ya gidenlerin çoğunun böyle olduğunu düşünmüyorum. Aralarında barajı geçemeyenler de var. Şimdi bu barajı geçemeyenlerin, benim çocukken ödediğim bedelleri ödememiş olanların benimle aynı üniversitenin diplomasını alacak olması haksızlık.

‘Savaşın ortasından geldim’

Ukrayna’dan Türkiye’ye gelen öğrencilerse bu tür itiraz ve eleştiriler karşısında üzgün.

Aralarından biri şöyle dedi: “Bizi zeka seviyesi düşük yaptılar, vatan haini yaptılar, utanmaz yaptılar.”

İsmini vermek isteyen tıp fakültesi ikinci sınıf öğrencisi daha savaş psikolojisini üzerinden atamadan geleceği için kaygılanmaya başladığını söyledi: “Sadece yüzde 5 geçiş yapacak ben de o yüzde 5’in içindeyim. Ama okullarda kayıt yaptırmayalım diye ellerinden geleni yapıyorlar. Belge istiyorlar. Ben savaşın ortasından geldim, canımı zor kurtardım. Savaş başladığında ilk bir hafta içinde Harkov’daydım.”

Harkov işgalden en çok etkilenen kentlerinden biriydi. Sivil yerleşim bölgelerinin de hedef alındığı kentte birçok okul da yerle bir oldu.

Devlet üniversiteleri Ukrayna’dan gelen öğrencilere karşı katı bir tutum içinde. Hatta bir dekan, yatay geçiş talebine “Siz utanmıyor musunuz bizden kontenjan istemeye?” diye yanıt vermiş.

‘Parayla kontenjanı satılıyor’

Özel okullarda durum farklı.

Bir öğrenci şöyle anlattı: “Parayla bu ülkede okul kontenjanı satılıyor. Bu duruma geldik biz. Ben arkadaşlarımı arıyorum, ‘Biz kontenjan satın alacağız, 10 bin dolar, 20 bin dolar’ diyorlar. Özel okullarda kontenjan satılıyormuş. Öğrenci işlerine belli bir para yediriliyor. Orada onaylanınca YÖK’e gider, onaylanırsa kabul edilir. Öğrenci işlerindeki adam para yiyor, o isimler kabul ediliyor. AKP’lilerin çocukları, paraları olan zengin ailelerin çocukları o okullara gidiyor.”

Özel öğrenci ya da misafir öğrenci olarak okuma imkanı da var ama öğrenciler istekli değil: “Hem buradaki okula para ödüyoruz hem oradaki okula para ödüyoruz. Okulda kesinlikle öğrenci sayılmıyoruz. Seçmeli dersleri alıyoruz. Mezun da olamıyoruz. İki dönem sonra Ukrayna’ya gönderiliyoruz. Derslerin örtüşmemesi durumu var. Altı yılı ham olarak bakarsak evet aynı şeyleri görüyoruz ama seneler farklı. Misafir öğrenciliğe başvuracağım, kabul aldım diyelim, ben okumayı bırakmayacağım. Götürdüm mesela transkripti, Ukrayna’daki okul bunu kabul etmeyebilir.”

‘Bir yerde kendilerine hak veriyorum’

Tıp fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi Hilal mücbir sebepten dolayı Türkiye’ye geldiğini söyledi: “Biz kimsenin hakkını alma çabasında değiliz. Biz sadece savaş nedeniyle oradaki eğitimimize devam edemeyeceğimizin farkında olduğumuz için elimizde başka bir seçeneğimiz yok. Bugün bize ülkemiz sahip çıkmazsa biz ne yapabiliriz ki. Ukrayna’dakiler başka ülkelerde eğitimlerine devam etmeye başlamış. Haksızlık deyip duruyorlar. Ben bir yerde kendilerine hak veriyorum. Çalışmışlar didinmişler ama bizi IQ’su düşük tembel öğrenci olarak yansıtmaları çok yanlış. Böyle bir şey yok. Hepimizin hikayesi çok farklı.”

Misafir öğrenci statüsünden Hilal’in de benzer endişeleri var: “En fazla iki dönem kalabiliyor. Bu da bir yıl yapar. İki dönem sonra bize teklif ettikleri şey şu Ukrayna’ya geri dönün. Benim okulum sağlam çok şükür. Bir sıkıntı yok binada. Ama okulları bombalanmış arkadaşlarımız var.”

Hilal pandemi nedeniyle yapılan geçişleri hatırlattı: “Birçok öğrenci geçiş yaptı. Bunlara müsaade ettiniz. Bunları okullarınıza aldınız.”

Hilal şöyle devam etti: “İnsanlar biz elimizi kolumuzu sallıyormuşuz gibi, öyle okuyormuşuz gibi yansıttı. Böyle bir şey yok. Bizi toplumun önüne attılar. Hem doktorlar tarafından hem öğrenciler tarafından linç ediliyoruz. Keyfimizden gelmedik.”

‘Elinde öğrenci belgesi olmayanlar var’

Samsun’da yaşayan Hilal konuştuğumuz sırada Ankara’daydı: “YÖK’e geldik, dilekçe verdik. 15 Nisan’a kadar devlet üniversitelerine başvurular var. Biz başvuru yapıyoruz, bizden öğrenci belgesi, transkript falan istiyorlar. Elinde öğrenci belgesi olan öğrenciler de var olmayanlar da var. Bir tane kıyafet alamadan gelmiş öğrenciler var. Sen bu öğrencilerden şimdi transkript talep ediyorsun. Dekanlarımıza yazıyoruz, ulaşamıyoruz. ?aşına bir şey de gelmiş olabilir. İstenen belgeler de zor. Bizi gerçekten zorluyorlar, kimse süreci kolaylaştırmadı.”

“Başka bir ülkede okuyabilir misiniz?” diye sorduğumda şu yanıtı verdi Hilal: “Açık konuşacağım bizler o kadar zengin insanlar değiliz. O kadar zengin insanlar olsaydık İngiltere’sinden Amerika’sına o kadar okuyacak güzel ülkeler var ki Ukrayna’ya gitmezdik. Başka bir ülkeye geçiş için 7 bin dolar nasıl verebilirim? Belgeleri isteyecek. Bulduk diyelim. Adam benden hem geçiş hem okul parası isteyecek ben bu parayı nereden bulayım şu an?”

‘Haksızlık hissi oluşturdu’

TTB üyesi Tahsin Çınar, ortada bir savaş olduğunu ve öğrencilerin geri kalmaması gerektiğini söyledi. Bununla birlikte yatay geçişin doğurabileceği haksızlıklara da dikkat çekti Çınar: “Tabii ki sınav sisteminin ne kadar adaletli olduğu tartışılmalı ve en uygun şeyin ne olacağı da akademik ortamlarda tartışılmalı. Benim şahsi görüşüm sınavın yeterliliği ölçmediği konusunda ama biz burada sınav sistemini eleştirip sadece 4 bin kişiye sınav muafiyeti sağlayamayız maalesef. Hal böyle olunca bende de bir haksızlık hissi oluşturdu.”

‘Yeterlilik sınavı yapılabilir’

En uygun çözümün ne olabileceğini sorduğumuzda Çınar şu yanıtı verdi: “En uygun şartları misafir ve özel öğrenci olarak belki buraya gelinebilir. Onda bile bir haksızlık duygusunun oluştuğunu söyleyebilirim. Bir şekilde eğitimleri böyle tamamlanabilir. Bunun için de bir denklik aranıyorsa burada bir yeterlilik sınavı yapılabilir. Sınav zekanın ölçütü değildir ama maalesef elimizdeki tek ölçüt bu. Elbette ki kıymetli insanlar, belki başarılı da olabileceklerdir ama eldeki bu imtiyazı sadece onlar için kullanırsak bu istisnaların önü arkası kesilmez. Çok doğru bulmuyorum.”

Pandemi döneminde de geçişler yapıldı

Aslında Türkiye’ye yatay geçiş konusu yeni değil. 20 bine yakın öğrenci de pandemi gerekçesiyle Türkiye’ye geçiş yapmıştı.

Bunlardan birisi de Çınar’ın çalıştığı Cerrahpaşa’da: “Tahmin ediyor ve Ukrayna’ya tıp fakültesine kaydoluyor. Ukrayna’ya hiç gitmeden Türkiye’ye yatay geçişi yapılıyor. Pandemi döneminde aynı beklentiyle çok başvuru yapılıyor. Hemşire arkadaşım hiç Ukrayna’ya gitmeden sadece 4 bin dolar yatırdı orada kayıtlı gibi göründü. Pandemiyi de bahane ederek yatay geçiş yaptı. Hiç sınava girmeden Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi oldu.