Uğur Meleke'nin 'yabancı sınırlaması'na itirazı var: 'Sporun Kuzey Koresi' olmanın bu ülkeye hiçbir faydası yok 

Hürriyet yazarı Uğur Meleke, son olarak 2’nci Futbol Zirvesi’nde gündeme gelen yabancı futbolcu sınırlamasına karşı olduğunu açıkladı.

‘Birkaç yıl şans tanımak gerekmez mi?’

Fotoğraf: pixabay.com

‘Bir puana 23 bin euro ödüyoruz’ başlıklı yazısında, Süper Lig kulüplerine kadrolarında 14 yabancı futbolcu bulundurma hakkı tanıyan kuralın henüz bir yıl önce uygulamaya konduğuna dikkat çeken Meleke, “Bir uygulamanın fayda/zarar analizini yapmak için ona birkaç yıl şans tanımak gerekmez mi sahi?” diye sordu.

100 liranın 89’u futbolculara

Süper Lig’in, Avrupa’da maaş/gelir paritesi en yüksek turnuva olduğuna dikkat çeken Hürriyet yazarı, şöyle devam etti: “Bizim kulüpler kazandıkları her yüz liranın 89’unu futbolcularına maaş veya bonservis olarak ödüyor. Oysa aynı parite Portekiz’de 27, Almanya bile yüzde 55 olarak gerçekleşmiş. Bu ülkede kasaya giren her 10 liranın 9’unun futbolculara ödeniyor olmasının sebebi basit: Yabancı sınırı nedeniyle yerlilere ve gurbetçilere inanılmaz paralar ödedi Türk kulüpleri. Ve bu astronomik ücretler henüz kalkıyor tedavülden. Birkaç yıl fırsat verilirse de tamamen kalkacak muhtemelen…”

Uğur Meleke

‘Daha fazla Alex, daha fazla Lucescu lazım’

Ülkede bir şeylerin gelişmesi için ‘iyi yabancılara’ kapının açık olması gerektiğini savunan Meleke, “Bize de daha fazla Alex lazım, Lucescu lazım, Terraneo lazım. Futbolu kendi içimize kapatıp “sporun Kuzey Koresi” olmanın hiçbir faydası yok bu ülkeye…” diye yazdı.

‘Senin yerli futbolcun burada formayı alamıyorsa…’

Yabancı futbolcu sınırlaması getirmek isteyenlerin ‘Ulusal takıma oyuncu bulamayız’ görüşüne, “Oysa senin yerli futbolcun, burada yabancı meslektaşını alt edip formayı alamıyorsa, onu uluslararası maçta da yenmesini bekleyemezsin” diyerek karşı çıkan Meleke, genç futbolcuların forma şansı bulabilmesi içinse kulüplere 18 kişilik maç kadrolarında ’22 yaş altı Türkiye’de yetişmiş üç futbolcu’ mecburiyeti konmasını önerdi.