Uğur Meleke: Terim: 2 Çalımbay: 1

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dün gerçek bir büyük takım gibi 1’inci dakikadan itibaren önde baskı yapan Galatasaray’ın hakkını can-ı gönülden teslim etmekle birlikte, Trabzonspor’a da bir parantez açmak gerek: Zira, dünkü müsabaka, Trabzon’un bu sezon önde baskıya karşı çaresiz kaldığı belki beşinci maçtı. Trabzon’a karşı kim önde pres yapsa sonuç alıyor, Yanal da Çalımbay da aylardır bu probleme bir çare üretemiyorlar.

Ancak enteresandır, Türkiye’de oyun gelişiyor, hakemler gelişiyor, futbolcular gelişiyor, gelişmeyen tek bir departman var sanırım: O da antrenörler… Bir takımla aylarca idman yapıp, hâlâ önde basan her rakibe karşı çaresiz kalmak, ancak antrenör eksikliğiyle açıklanabilir çünkü…

 Diğer tarafta, geldiği günden itibaren Belhanda’yı, Donk’u, Nagatomo’yu, Sinan’ı, ayrı ayrı birçok oyuncusunu geliştiren Terim, dünkü maçın esas kahramanı. Futbolu o kadar çok seviyor, yaptığı işe öyle bir tutkuyla bağlı ki, dün yüksekten gelen bir topu taç çizgisinde kontrol etmek için Mariano’ya “bırak” diyen bir çocuk ruhu taşıyor hâlâ içinde.