Glasgowlu iki kardeşten birinin Rangers, birinin Celtic taraftarı olduğuna çok kolay rastlayamazsınız. Zira iki kulübün geçmişinde hem mezhepsel, hem de sosyal ideolojik bir ayrım vardır. Ya da iki Moskovalı kardeşten birinin Spartak’lı, birinin Dinamo’lu olduğu çok vaki değildir. Çünkü iki kulüp arasında, geçmişi 80 yıla dayanan bir siyasi husumet muhafaza edilmiş.
Türk sporu, bu anlamda müstesna bir yere sahiptir aslında. Aynı aileden bir kardeşin Fenerbahçeli, diğerinin Beşiktaşlı olması bizim için çok sıradandır. Zira bu ülkede Beşiktaş’ı, Fenerbahçe’yi, Galatasaray’ı, Trabzonspor’u mezhepsel, siyasi veya ideolojik geçmişler ayırmaz. Değerlerimiz ortaktır: Kurtuluş Savaşı’nda, Kıbrıs’ta cephede omuz omuzaydık. Hepimiz Atatürk ilke ve inkılaplarının bekçisiyiz, asgari müştereklerimiz kutsaldır bizim. Dolayısıyla Beşiktaş-Galatasaray’ı veya Trabzonspor-Fenerbahçe’si hepsi kardeş rekabetidir bunların. O yüzden kulüp yöneticilerinin bu gerçeğin farkındalığı ışığında davranmaları gerekir her zaman.