Son 14 yılda şöyle bir tablo oluştu; önce astronomik düzeyde alkollü içki vergileri artırıldı. TÜİK verilerinde görülüyor; 14 yılda enflasyonla genel fiyatlar 3.1 kat artarken, rakı fiyatı 6.3 kat artmış.
Her kısıt kendi ikamesini yaratır; alkollü içkilerdeki vergi yükü alkollü içkileri pahalılandırarak bir çeşit yaşam biçimi dayatması halini alıp; alım gücünü aşmaya başlayınca yurttaşlar kendi üretimlerini yapmaya başladılar evlerinde. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine göre; 2012’de 44.6 bin litre olan firmaların üretiminden gelen rakı tüketimi 2016’da 35.4 bin litreye gerilemiş. 2017’de evde üretim nedeniyle muhtemel ki 30 bin litre civarına düşmüş olmalı. Azalış ev üretimi ile ikame edildiyse toplam fabrika üretiminin yarısı kadar demek.
İşte bu defa da ‘vergi yetmiyorsa, evde de üretilmesini yar etmem’ şiarıyla içine acılaştırıcı kimyasal katılması kararı çıkarıldı. Yurttaşları bir paydaş olarak değil, ‘kümesteki kaz’ olarak gören dayatmacı bir bakış açısı bu.