Ufuk Tarhan: 'Nasıl' sorusunu makineye bırakın, 'neden' ve 'nereye' sorularında uzmanla­şın

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

McKinsey, Gartner ve WEF’in 2024 bul­gularını okudum, süzdüm ve size şu listeyi hazırladım. Yanıtını aradığım soru net: Bilgi demokratikleşiyor. Beceri de YZ ile turbo vitese geçiyor. Hatta ‘yetenek’ de­diğimiz şeyin bir kısmı bile araçlara akıyor, beceri dahi demokratikleşiyor. O zaman re­kabet farkı nerede oluşacak?

Bence fark, “Daha çok çıktı” üretmekte de­ğil. Fark, çıktıyı doğru problem için, doğru zamanda, doğru biçimde üretmekte, doğru test etmekte ve doğru sorumluluk almakta. Bu çağda en pahalı şey zaman değil, yanlış karar.

Üstünlük sağlayacak, her katmanda olmazsa olmaz özellikler:

Genel ve kendi alanına özel ‘prompt’ oluşturma yetkinliği. Burada prompt­tan kastım sihirli cümle değil. Problemi par­çalama, bağlamı kurma, sınırları çizme.

Kendi verilerini besleyebilme ve ka­liteli veri üretebilme kapasitesi. Veri yoksa akıl yürütme de yok.

Kişisel rekabet avantajı sağlayanlar:

Çıktı hızı değil doğruluk oranı. Saatte 50 rapor var; ama güvenilir muhakeme hâlâ kıtsa başarı olmaz.

Kritik soru sorma refleksi. “YZ neden bunu önerdi?” diyebilen, kör uygula­yandan katlarca değerli.

Sonuç: Teknoloji tarihindeki her büyük kırılma, bir önceki dönemin ‘lüks’ olan gü­cünü ‘standart’ hale getirir. Buhar maki­nesi kas gücünü, internet bilgiye erişimi, YZ ise işlem kapasitesini standartlaştırdı.

İş dünyası ve gençler için kritik ders şudur: “Nasıl” sorusunu makineye bırakın, “Neden” ve “Nereye” sorularında uzmanla­şın.

Ufuk Tarhan’ın yazısı