Tutuklu Celalettin Can'ın savunması: Hiç dağda buzdolabı yakaladınız mı?

 

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) soruşturmasında tutuklanan 78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, PKK’ya yardım ettiğinin öne sürüldüğünü belirterek “Hiç dağda buzdolabı yakaladınız mı?” diye sordu.

Fotoğraf: DHA

Can ve HDK üyelerinin de arasında bulunduğu 16’sı tutuklu 29 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün İstanbul 28’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre duruşmada savunma yapan Can, iddia makamının kendisinin HDK’lı olduğunu iddia ederek KCK/PKK ilişkisi kurmaya çalıştığını söyledi.

Telefon konuşmalarının iddianamede yer aldığını, buradan HDK’lı olmadığının anlaşılabileceğini belirten Can, HDK’yi ‘demokratik alanda açık faaliyetlerde bulunan bir kuruluş’ olarak bildiğini dile getirdi.

Sözcü, sokağa çıkma yasağının olduğu dönemde ‘Battaniyeni de al gel’ kampanyası başlattıkları bilgisini vererek sözlerini şöyle sürdürdü: “Battaniye ve beyaz eşya kampanyasını HDP açıyor. 78’liler Girişimi bu kampanyaya destek mahiyetinde katılıyor. Cizre, Silopi, Sur halkı binlerce insan evsiz, barksız, battaniyesiz, çadırsız kaldı. Mümkün olduğu kadar çok geniş battaniye toplamamız gerekiyor. Bunun yanı sıra buzdolabı, çamaşır makinesi, set üstü ocak veren olursa onu da alıyoruz. Ama savcı bey, bu ilişkiler için de bana dava açılıyor. İddia makamı bu battaniye ve çamaşır makinalarını PKK’ya gönderdiğimizi söylüyor. Hiç dağda buzdolabı, set üstü yakaladınız mı? Dağdakiler nasıl taşısın çamaşır makinasını? Bu iddialarla karşınızda savunmama yapmamam gerekiyor. Bin yıllık devlet dedikleri bu hale mi geldi?”

Ceylanpınar’daki olay

Can, savunmasında şunları söyledi: “İddianamede ‘Ceylanpınar’da şehit edilen iki polisin örgüt tarafından öldürülmesini kabul etmenin hata olduğu, saldırıyı üstlenen şahıslara bunu ilettiği, yine aynı görüşmede geçen ‘Dağ da kabul etti’ kelimesi şahsın PKK/KCK terör örgütü kırsal yapılanması ile iletişim halinde olduğu değerlendirilmiştir’ diye geçti. Ben arkadaşımla olan bir konuşmada ‘İki tane polisin öldürülmesi hataydı. Bunu Muratlar da kabul etti, dağ da kabul etti’ diyorum. Konuşulan olay 22 Temmuz 2015 tarihinde Ceylanpınar’da öldürülen iki polis olayı hakkındadır. 78’liler Girişimi sözcüsü ve Akil İnsanlar Heyeti üyesi olmam nedeniyle olayla ilgili birçok soruya muhatap oldum. NTV’ye de çıkıp ‘Kim yapmış olursa olsun iki polisin öldürülmesinin yanlış olduğunu, kanımca karanlık ve karmaşık bir olay olduğunu, sorgulanması gerektiğini’ söyledim. İddianamenin suçlaması ‘İki polisin öldürülmesinin hata olduğu saldırıyı üstlenen şahıslara bunu ilettiğim, bunun terör örgütünün kırsal yapılanmasıyla ve PKK/KCK ile iletişim içinde olduğumun kanıtı’ biçiminde. Ama hangi üstlenen şahıslara iletmişim olduğuna dair kanıt yok. Bu konuda bir kayıt, belge, hatta herhangi bir ifade var mı? Yok. Çünkü benim görüşlerim gizli saklı değildir. Bütün görüşlerimi TV ve gazeteler dahil kamuoyuna açık alanlarda söylerim, söylediğimin de arkasında dururum.”

Gaziantep’te IŞİD’in yaptığı katliamı protesto için yapılan basın açıklamasına katılmasının suç unsuru olarak gösterildiğini söyleyen Can, “Vatandaşımız katlediliyor. Biz de gidip bunu protesto ediyoruz. Bir grup demokrat IŞİD’i protesto ettiği için terörist oluyor. IŞİD misiniz kardeşim siz?” diyerek mahkeme heyetine tepki gösterdi.

‘Suçlamalar temelsiz’

İddianamede 39 telefon görüşmesinin yer aldığını belirten Can, şunları söyledi: “Hiçbirinde şiddet yok. Yasa dışı örgüt yok. Gizli eylem yok. Hepsi yasal ve meşru. Her şey gün ışığında yapılmış, gizlisi saklısı yok. Düşünceler iddianame makamına göre suç sayılıyor. KCK/PKK iddiasında bulunmasının ölçüsü ne? Bu ölçülerin hangisine uyuyorum? Yok. Sadece savcı iddia etmiş. Tüm suçlamaları alt alta sıraladığımızda temelsiz olduğu görülüyor. O halde neden sanık yapıldım?  Neden tutukluluk halim hala sürüyor? Çok açık ve net siyaset yaptım. Düşündüm, düşündüklerimi söyledim. ‘İnsanım’ diyen herkesin yapması gerektiğine inandığım bir mücadele içinde oldum. Sayın heyet üyeleri, sonuçta bir karar vereceksiniz. İsterim ki adalet ve hukuk duygusu galebe çalsın, vicdan kazansın.”

Celalettin Can’ın tutuklanma nedeni: 12 Eylül davası kararını protesto etmiş

78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can tutuklandı

Kongre öncesi HDP’ye operasyon