Türkiye ve Mısır’ın imzaladığı ortak bildiride, Filistinlilerin kendi toprakları dışına gönderilmesi ve yerlerinden edilmesinin teşviki reddedildi.

ABD Başkanı Donald Trump 26 Ocak’ta Gazze şeridinin ‘temizlenmesi’ için Filistinlilerin Ürdün ve Mısır’a gönderilmesini, bu bölgelerde Filistinliler için yeni yerleşim yerleri inşa edilmesini önermişti.
Öneriyi Ürdün ve Mısır tepkiyle karşılamıştı.
Ürdün ve Mısır’ın tepkisi sorulan ABD başkanı, “Alacaklar. Onlar için çok şey yaptık. Alacaklar” demişti.
Bugün, Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Beyaz Saray’da görüşmesine saatler kala Türkiye ve Mısır dışişleri ortak bir bildiri yayınladı.
‘Türkiye-Mısır Dışişleri Bakanları Ortak Bildirisi’ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin Ankara’daki ortak basın toplantısının ardından açıklandı.
Bildiride İsrail’in, Birleşmiş Milletler Yakındoğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) rolünü baltalayan kararlarından geri dönmesi gerektiği vurgulandı.
İşgal altındaki Filistin topraklarındaki Filistinli mültecileri desteklemek için UNRWA’nın korunması istenin bildiride şunlar söylendi
“(Her iki ülke) Filistin halkının, dayanıklılığına, topraklarına, meşru haklarına ve vatanlarına olan bağlılıklarına verdikleri güçlü desteğin altını çizmişlerdir.
Her iki ülke, yerleşim faaliyetleri ve toprak ilhakı ya da Filistin halkının Filistin toprakları dışındaki diğer ülkelere gönderilmesi, yerlerinden edilmesi veya transfer edilmelerinin teşvik edilmesi yoluyla kısa veya uzun vadeli amaçlar için Filistin halkının devredilemez haklarına yönelik herhangi bir ihlali, bu tür eylemlerin istikrarı tehdit etmesi, bölgedeki çatışmayı daha da genişletme riski taşıması ve halklar arasında barış ve bir arada yaşama fırsatlarını baltalaması nedeniyle reddettiklerini yinelemişlerdir.”
Bildiride, Filistin ile İsrail arasında uluslararası hukuk, BM kararları ve iki devletli çözüm temelinde adil ve kalıcı barışın sağlanması ve özellikle de 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin bütünleştirilmesi yoluyla Ortadoğu’daki istikrarsızlığın temel nedenlerinin ele alınması taahhütlerinin de yinelendiği belirtildi.
Ortak bildirinin devamından öne çıkan kısımlar şöyle:
Terörizme ve destekçilerine karşı ‘sıfır tolerans’
* (Bakanlar) Türkiye Cumhuriyeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin Eylül 2024’teki sonucuyla uyumlu olan ve 2024’te toplam 8,8 milyar dolar değere ulaşan ikili ticaretteki kayda değer artışın kanıtladığı bir eğilim olarak ikili ilişkilerinin olumlu gidişatından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
* Ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlendirilerek ve sanayi alanında işbirliği teşvik edilerek ikili ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkmasının hedeflendiği belirtildi. Her iki ülkede yatırımcılar ve özel sektör için yatırım ortamının iyileştirilmesi çabalarına devam etme taahhütleri teyit edildi.
* Gazze’de ateşkes anlaşmasının imzalanması ile rehinelerin ve tutukluların mübadelesinin memnuniyetle karşılandığı, Mısır, Katar ve ABD’nin bu konuda gösterdiği çabaların takdir edildiği söylendi.
* Gazze’deki savaşın sonuçları ışığında, Filistinlileri topraklarından hiçbir şekilde yerinden etmeden, insani yardımları artırarak ve Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını taahhüt ederek Gazze’deki acıları hafifletmek için uluslararası toplumun kolektif çabalarının yoğunlaştırılmasının önemini vurgulandı.
Suriye’nin birliği ve egemenliğine destek
* İki ülkenin Suriye’nin toprak bütünlüğü, birliği ve egemenliğine yönelik kararlılıklarının altı çizilerek, Suriye topraklarının herhangi bir ülke için tehdit oluşturmamasını sağladıkları vurgulandı.
* Suriye halkının çıkarlarına en iyi şekilde hizmet edecek kapsayıcı bir siyasi sürecin önemini vurgulandı. Yerlerinden edilmiş Suriyelilerin anavatanlarına gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönmeleri yönündeki ortak anlayış yinelendi.
* Bu bağlamda terörle mücadele ve terörü ortadan kaldırmanın ve bölge ülkeleriyle iyi komşuluk ilişkilerinin sürdürülmesinin önemine vurgu yapıldı.
* Somali’nin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve birliğine bağlılık teyit edildi. Güvenlik ve istikrarı sağlamada federal hükümete iki ülkenin desteğinin önemi vurgulandı.
* Sudan’da devam eden, ülke ve bölge genelinde insani açıdan yıkıcı sonuçlara yol açan çatışmadan duyulan üzüntü ve endişe ifade edildi. Sudan Egemenlik Konseyi’nin insani yardımın girişini ve dağıtımını kolaylaştırmak için Sudan’da insani yardım merkezleri kurma kararının takdirle karşılandığı belirtildi.
* Libya’nın güvenlik, istikrar, egemenlik, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunması amacıyla, Birleşmiş Milletlerin kolaylaştırıcı çabaları doğrultusunda, Libya’nın sahipliğinde ve öncülüğünde bir siyasi süreci destekleme kararlılıkları teyit edildi.