CHP kulisleri ise dananın kuyruğunun yarın, yani perşembe günü Parti Meclisi toplantısında kopabileceği yönünde. “Kimbilir, belki de perşembe günü Meclis’ten Genel Merkez’e yürümemizi gerektirecek şeyler de yaşanabilir” diyorlar.
Parti Meclisi toplantısı neden önemli?
İddiaya göre, Kılıçdaroğlu hızla toplayacağı CHP MYK’da öngördüğü ihraçları dile getirecek ve çıkacak kararı onaylaması gereken Parti Meclisi’nin gündemine taşıyacak. Dolayısıyla, CHP’de gözler bu kez perşembe günü olması beklenen gelişmelerde.
Bu arada; “Sürecin bu kadar çok müzakere ile yürümesi Özgür Özel’in siyaset yapma biçiminden ve kişiliğinden kaynaklanıyor, müzakere kapısını hep açık bırakıyor” görüşü de dile getiriliyor.
Velhasıl bu direniş karşısında Kemal Kılıçdaroğlu ne yapacak, partililerin bu gözle görülen, elle tutulan tepkili hâllerini nasıl yatıştıracak, kendi geliş biçimine kimi nasıl ikna edecek, nasıl bir oyun kurma planı var, anlamak imkânsız.
Sözlerimizi sonlandırırken şu hususun da altını tekrar tekrar çizelim; bu yaşananlar CHP’nin iç meselesi değil. Bu yaşananlar kabul edildiği takdirde, bu tavrın rejim değişikliğinin de kabulü anlamına geleceği ortada.
Özgür Özel de yaptığı belki de son grup toplantısı konuşmasında, ilk defa bu kadar açık şekilde ‘rejim değişikliği’ mücadelesi vermekte olduklarını söyledi. Türkiye’de demokrasiye ve hukuka sahip çıkmanın yaşamsal önemi var.