ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye dahil altı ülkeden İsrail’le İbrahim Anlaşmaları imzalamasını istediğini duyurdu. İmzalamamaları durumundaysa İran’la anlaşmanın bir parçası olmamaları gerektiğini söyledi.

Trump, Truth Social‘dan paylaştığı mesajında isim vermeden bu ülkelerden bir veya ikisinin buna katılmamasını anlayışla karşılanacağını söyledi. ABD başkanının mesajı şöyle:
“İran İslam Cumhuriyeti’yle yürütülen müzakereler son derece olumlu ilerliyor. Bu süreç ya herkes için büyük ve tarihi bir anlaşmayla sonuçlanacak ya da hiç anlaşma olmayacak. Aksi halde yeniden cephelere, silahlara ve çatışmalara dönülür; üstelik bu kez her zamankinden daha büyük ve daha yıkıcı biçimde… Bunuysa hiç kimse istemiyor.
‘Zorunlu olmalı’
Cumartesi Suudi Arabistan’dan Başkan Muhammed bin Selman Al Saud, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Katar’dan Emir Temim bin Hamad bin Halife Al Sani, Başbakan Muhammed bin Abdurrahman bin Casim bin Cabir Al Sani ve Bakan Ali el-Thawadi, Pakistan’dan Mareşal Seyid Asım Münir Ahmed Şah, Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Ürdün Kralı 2’nci Abdullah ve Bahreyn Kralı Hamed bin İsa El Halife’yle yaptığım görüşmelerde şunu açıkça ifade ettim:
ABD’nin bu son derece karmaşık denklemi bir araya getirmek için verdiği büyük çabanın ardından söz konusu bu ülkelerin, en azından eş zamanlı biçimde İbrahim Anlaşmaları’nı katılması artık bir zorunluluk olmalı.
‘İstekli olmalılar’
Bahsi geçen bu ülkeler Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (zaten üye!), Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır, Ürdün ve Bahreyn’dir (zaten üye!). Bunlardan bir ya da ikisinin katılmamak için kendince haklı sebepleri olabilir, buna da anlayış gösterilir. Ancak büyük çoğunluğunun, İran’la yapılacak bu uzlaşmayı, normalde olacağından çok daha tarihi bir gelişmeye dönüştürmeye hazır, istekli ve yeterli durumda olması gerekir.
Bu çatışma ve savaş döneminde bile dahil olan ülkeler (Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas, Sudan ve Kazakistan) için İbrahim Anlaşmaları, ekonomik, finansal ve toplumsal açıdan büyük bir atılım anlamına geldi. Üstelik savaşların ve çatışmaların gölgesinde geçen bu dönemde bile hiçbir üye ülke anlaşmadan çekilmeyi, hatta süreci kısa süreliğine askıya almayı dahi düşünmedi.
Çünkü bu anlaşmalar onlar için son derece faydalı oldu. Bundan sonra da herkes için daha büyük faydalar sağlayacak ve Ortadoğu’ya belki de son 5 bin yılda ilk kez gerçek anlamda güç, istikrar ve kalıcı barış getirecek.
Ortaya çıkacak belge, dünyada bugüne dek imzalanmış hiçbir anlaşmayla kıyaslanamayacak ölçüde saygın bir metin olacak. Taşıdığı önem ve prestij eşsiz olacaktır.
‘Suudi Arabistan ve Katar’dan başlamalı; geri kalanlar da aynı yolu izlemeli’
Bu sürecin ilk adımı, vakit kaybetmeden Suudi Arabistan’ın ve Katar’ın imza atması olmalı. Diğer ülkeler de onları izlemeli. Eğer bunu yapmazlarsa, bu anlaşmanın bir parçası olmamalılar çünkü bu durum iyi niyet eksikliği olarak değerlendirilecek.
Adı geçen liderlerin birçoğuyla yaptığım görüşmelerde gördüm ki belgemiz imzalandığı anda, İran İslam Cumhuriyeti’nin de İbrahim Anlaşmaları’nın parçası olmasını memnuniyetle karşılayacaklar. Ve doğrusu, bu gerçekten olağanüstü bir gelişme olurdu.
Bu anlaşma yıllardır çatışmalarla anılan bu ülkelerin bugüne kadar imzaladığı en önemli anlaşma olacaktır. Ne geçmişte buna denk bir anlaşma olmuştur ne de gelecekte olacak.
Bu nedenle, tüm ülkelerin derhal İbrahim Anlaşmaları’nı imzalamasını resmen talep ediyorum. Ayrıca, eğer İran da benimle -ABD Başkanı olarak- kendi anlaşmasını imzalarsa, onları da bu benzersiz küresel ittifakın bir parçası olarak görmek bizim için bir onur olacak.
Böylece Ortadoğu, birleşmiş, güçlü ve ekonomik açıdan dünyanın en etkili bölgelerinden biri haline gelecek.
Bu açıklamayla birlikte temsilcilerime, söz konusu ülkelerin -zaten tarihi bir nitelik kazanmış olan- İbrahim Anlaşmaları’na katılım sürecini başlatmaları ve başarıyla sonuçlandırmaları talimatını veriyorum.
Bu meseleye gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim.”
İbrahim Anlaşmaları hakkında
İbrahim Anlaşmaları, 2020’de İsrail’in, başta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere Bahreyn, Fas ve Sudan’la ABD arabuluculuğunda imzaladığı normalleşme anlaşmalarını ifade ediyor.
İbrahim Anlaşmaları’na taraf ülkeler, İsrail’i resmen tanıyıp diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmayı ve bölgesel işbirliğini artırmayı taahhüt ediyor.
Trump, 2025’te Kazakistan’ın da İbrahim Anlaşmaları’na katılmayı resmen kabul ettiğini duyurmuştu.