Kaplan’ın liderliğindeki suç örgütüne 8 Eylül 2023 günü başlatılan operasyonun geldiği nokta, gerek adli boyutu gerek polisiye soruşturma boyutu gerekse siyasi boyutuyla polis okullarına eğitim gören polis adaylarına “bir dosya nasıl böyle patlatılır!” başlıklı ders olur kanımca.
Ortada bir çete var, suç örgütünün devlette, siyasette, yargıda, poliste, bürokraside bağlantıları var. Bu bağlantılarını kullanarak hem kamu güvenliğini tehdit ediyor hem de etki altına aldığı kamu personeli aracılığıyla işlerini aksamadan yürütüyor.
Bu örümcek ağının çözülmesi sırasında savcılık polisle çalıştı. Ancak polisin kullandığı yanlış soruşturma teknikleri, çok kolayca halledilecek dosyayı içinde çıkılmaz hale soktu.
Öyle ki, böyle bir dosyada görev alan polisler, çökertmeye çalıştıkları çetenin kumpasının kurbanı oldular! Şaka gibi olaylar dizisi yaşandı.
Bunlar neden kaynaklandı, bana sorarsanız; ilk sıraya liyakatsizliği, ikinci sıraya bireysel ikbal beklentisini koyarım.
Bilinen tek şey, belki de Susurluk’tan sonra mafya – devlet – bürokrasi – yargı – emniyet hattındaki kirli ilişkilerin yaşandığı sürecin temizlenmesini sağlayacak Ayhan Bora Kaplan dosyası deyim yerindeyse bir biçimde patlamış oldu.
Polisliği bilenlerin yerine “bizim çocuklar” diyerek liyakatsiz personele dosyayı teslim etmek savcılığın işini de fazlasıyla zorlaştırdı. Üstüne bir de kurumsal açıdan polis teşkilatını kamuoyu karşısında yıprattı.