İlaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan avro kurunun yüzde 16,9 arttırılarak 25,33 liraya çıkarılması, halk sağlığı sorununa dönüşen ‘ilaç kıtlığı‘nı çözmedi.
Sağlık Bakanlığı, ilacını bulamayanlar için bu kez telefon ihbar hattını devreye soktu, ancak İstanbul Eczacı Odası Başkanı Pınar Özcan, ilaca ayrılan bütçe artırılmadan ve ilaç fiyat politikası değişmeden sorunun ortadan kalkmayacağı görüşünde.
Sağlık Bakanlığı yokluğun farkında. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar, gittikleri eczanede ilacını bulamayanların 444 4 680 telefon hattı üzerinden rapor etmesini istedi. Eğitim verdikleri ‘uzman iletişimciler’in o ilacın bulunabileceği en yakın eczaneyi söyleyeceğini belirten Ayar, “Daha da önemlisi, ilaç tedarikiyle alakalı sorumlularımızın harekete geçmesine ve tedarik sorununun çözümüne katkı sunacaklar” dedi.
İlaca ayrılan pay giderek düşüyor

Ancak bakanlığın bu ‘önlem‘i sorunu çözmeye yetecek gibi görünmüyor. Sorunun sebepleri belli olsa da hükümetin harcama tercihi farklı. Kamu bütçesinden ilaca ayrılan pay giderek azalıyor. Gayrisafi yurt içi hasıla içinde ilaca ayrılan pay 2009’da yüzde 1,6 iken 2024’te yüzde 0,76’ya kadar geriledi.
Diğer önemli bir sebep, ilaç kuru ile reel döviz kuru arasındaki makas. Makas açıldıkça ilaç yokluğu arttı. Önceleri kurun belirlendiği tarihe yakın bazı ilaçlarda görülen sıkıntı, artık yıla dağılıyor.
Devlet, şehir hastanelerine, otoyollara, havalimanlarına, köprü, tünel vb. hizmet bedeli olarak döviz bazlı ödeme yapıyor. Sadece ilaçları yılda bir belirlediği ve reelden uzak döviz kuruyla satın alıyor. Devlet büyük alıcı, pazarlık gücü yüksek. Ancak ilaç firmalarının büyük çoğunluğu yabancı, yerliler ise hammadde konusunda dışa bağımlı. Bu sebeple ilaç döviz kuru düşük kaldığında firmalar yeterli ilaç getirmede isteksiz oluyor. Hasta ve yakınları eczane eczane, semt semt ilaç arıyor.
‘Sağlıktan tasarruf olmaz‘
İstanbul Eczacı Odası Başkanı Pınar Özcan, TİTCK’in söz konusu telefon hattının sorunların çözümüyle ‘uzaktan yakından‘ ilgisi olmadığını belirtti. İlaç yokluğunun bugün başlamadığını belirten Özcan, şunları söyledi:
“Birkaç senedir bu sorunu yaşıyoruz. Dönem dönem artıyor, biraz azalıyor, sonra tekrar aynı noktaya geliyor. İlaç yokluklarının sebebi, ilaç fiyat politikası ve sağlığa, ilaca ayrılan bütçenin az olması. Sağlıktan, ilaçtan tasarruf olmaz.
Avro kurunun yarısı kadar ilaca fiyat veriliyor. Sonra da yeteri kadar ilaç üretilmesi ve ithal edilmesi bekleniyor. Bunlarla alakalı iyileştirme yapılmadığı sürece ilaç yokluğu çözülmez. Sorun devam eder. Sağlık bütçesi kısılmamalı.”
TİTCK Başkanı Ayar, ilaçların dijital olarak takip edildiğini ve alarm düzeyinde bir azlık ya da yokluk hâlinde gerekli önlemlerin alındığını söylemişti.
Özcan, “Eczaneden satılan, yani stoktan düşen ilaç, ilaç takip sistemine 24 saat sonra düşer. Ama sözü edilen alarm sistemini hiç duymadık” dedi.
İlaç aramak günlük rutin
Antibiyotik, basit ağrı kesici, ateş düşürücü vb. ilaçlarla ilgili şu anda sorun görülmediğini belirten Özcan, şöyle devam etti:
“Ancak tansiyon, diyabet, göz gibi kronik hastalıklarda, tüp bebek tedavilerinde, çocuk gelişiminde kullanılan ilaçlarda, hormonlarda sıkıntı yaşıyoruz. Çünkü bunlar daha çok ithal kalemler.
Depolardan, komşu eczanelerden, WhatsApp üzerinden başka eczanelerden ilaç bulmaya çalışmak günlük rutinimiz oldu.”
‘Telefon hattı değil, kalıcı çözüm gerekiyor‘
Türk Eczacıları Birliği de ihbar hatları gibi uygulamaların sorunun kaynağını başka yerde aramak anlamına geldiğini belirtti.
Açıklamada şöyle denildi: “İlaç yokluklarının temel nedeni; mevcut fiyatlandırma modelinin ekonomik gerçeklerle uyumsuzluğu ve bu nedenle de ilaçların Türkiye pazarına yeterli ve sürdürülebilir biçimde sunulamaması.
Hastanın, hekimin ve eczacının aynı anda mağdur olduğu bu tabloda kalıcı çözüm; kamu kaynaklarının etkin kullanımını esas alan, ilaç bütçesini korurken ilacın üretimden hastaya kadar tüm zincirde öngörülebilir ve sürdürülebilir biçimde sunulmasını sağlayan bir ilaç fiyatlandırma ve geri ödeme modelinin hayata geçirilmesiyle mümkün.”