Eczanelerdeki ilaç eksiklikleri nedeniyle tedaviye erişimi zorlaştırıyor. Grip aşıları başta olmak üzere tansiyon, diyabet, depresyon, Parkinson ve kanser ilaçları gibi hayati önemdeki pek çok aşı ve ilaç temin edilemiyor.

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, ilaç temininde ciddi bir kriz yaşandığını söyledi: “Şu anda Türkiye genelinde piyasada bulunamayan ilaç sayısı resmî makamların açıkladığının katbekat üzerinde.”
Sendikadan yapılan açıklamaya göre, ilaç yokluğu sorunu son bir yıl içinde belirgin şekilde kötüleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre eczanelerdeki ilaç eksikliği oranı yükseldi. Bu dramatik artış hem vatandaşların ilaca erişimini hem de eczacılık hizmetlerini olumsuz etkileyen ciddi bir kriz boyutuna ulaştı.
Neden kur farkı
İlaç krizinin derinleşmesinin nedeni, kur farkı. İlaç fiyatlandırmasında kullanılan avro kurunun güncellenmesinin üzerinden bir yıl geçti. Türk lirasının avro karşısındaki değer kaybıysa durmadan arttı.
Halen ilaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan sabit avro kuru 21,67 lira. Bu sabah itibariyle avro kuru ise 48.76 lira. İlaç avro kuruyla, güncel kur arasındaki bu ciddi fark, ilaç yokluklarına yol açıyor. Yeni sabit ilaç kuru önümüzdeki yıl şubatta belirlenecek. Firmalar, depolar kurun güncellenme zamanına doğru ilaç ve hammadde ithalatını ve sevkiyatını yavaşlatıyor.
Hastalar reçeteleriyle eczane eczane ilaç arıyor
Saydan bir yıl öncesine kıyasla ilaç yokluğu sorunun katlanarak büyüdüğünü, eczanelerin raflarının boşaldığını belirtti: “Şu anda piyasada, kanser, diyabet, tansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik ve ciddi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaç gruplarında yokluk yaşanıyor.
Örneğin kemoterapi ilaçları, insülin ve oral diyabet ilaçları, yüksek tansiyon hapları, ritim bozukluğu veya kalp yetmezliği gibi durumlar için gerekli kalp ilaçları, hatta çocuklar için kritik olan şuruplar, ateş düşürücüler, grip ilaçları şuan eczane raflarında en çok aranan ancak bulunamayan ilaçlar arasında.
İlaç Fiyat Kararnamesine göre uygulanan sabit avro kuru, gerçek kurun ancak yarısı seviyesinde kalıyor. Aradaki bu büyük fark yüzünden, özellikle yurt dışından ilaç ve hammadde getiren şirketler birçok ilacı bilinçli olarak piyasaya vermiyor ya da çok kısıtlı miktarlarda veriyor.”
İki öneri
Saydan her yıl yaşanan bu sorunun çözümü için iki yol öneriyor. Kısa vadede ilaç fiyatlandırmasında kullanılan sabit kurun gerçekçi seviyeye çekilmesi, bunlardan biri. Önümüzdeki şubat beklenmeden bir kur revizyonu yapılması gerekiyor.
Saydan uzun vadede kalıcı çözüm için yapılması gerekenlerinse daha kapsamlı ve günün koşullarına uygun olması gerektiğini düşünüyor:
“İlaç Fiyat Kararnamesine köklü bir revizyon gerekiyor.
Mevcut fiyatlandırma modeli, her yıl sadece belirli oranlarda arttırılan ‘Dönemsel Avro Değeri (DAD)’ sistemi ilaçlarımızın bulunmasına engel oluyor. Bu sistem, ekonomik dalgalanmaların çok gerisinde kaldığı için sürdürülemiyor.
TEİS olarak önerimiz, ilaç fiyatlandırmasında döviz kuruna dayalı bu modelin terk edilmesi ve güncel ekonomik gerçeklere duyarlı ve enflasyon bazlı bir modele geçilmesi. Bu sayede hem firmalar büyük zarar endişesine kapılmaz, hem de piyasa bu kadar belirsizlik yaşanmaz.”