Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde görülen ve Uganda’ya da sıçrayan Ebola salgını, bir ayda ulaştığı vaka sayısıyla kıtada bugüne kadar en hızlı yayılan Ebola salgını oldu.

Orta Afrika ülkesi Demokratik Kongo Cumhuriyeti, 15 Mayıs’ta ülkede Ebola salgını ilan etti. Uzmanlar virüsün bundan önceki haftalarda da yaygın şekilde dolaştığına inanıyor. Mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan ‘Bundibugyo’ virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı yok. Virüs Kongo’dan komşu ülke Uganda’ya da sıçradı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının ilk ayındaki vaka sayısının Afrika’da bugüne kadar görülen Ebola salgınları arasında bir rekor olduğunu açıkladı.
Mevcut salgın, ülkede 1976’dan bu yana 17’nci Ebola salgını oldu.
Ülkede doğrulanan Ebola vaka sayısı 1274’e, ölü sayısıysa 360’a yükseldi.
Salgının merkez üssünü ülkenin doğusunda Ituri eyaleti oluştururken Kuzey Kivu ve Güney Kivu eyaletlerine de yayıldı.
Sağlık ekipleri temaslı takibini sürdürüyor ancak yeni vakaların ortaya çıkması salgının henüz kontrol altına alınamadığını gösteriyor.
DSÖ salgının hızla büyümesinde ilk vakaların geç tespiti, sağlık kuruluşlarına geç başvurular ve güvenlik sorunlarının etkili olduğunu belirtiyor. Silahlı grupların olduğu bölgelerde sağlık ekiplerinin çalışmakta zorlanmasının da müdahaleyi güçleştirdiği söyleniyor.
Diğer Afrika ülkelerine de yayılabilir
DSÖ ve Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), mevcut salgının yalnızca Demokratik Kongo Cumhuriyeti’yle sınırlı kalmayabileceğini, Uganda dışındaki diğer komşu ülkelere de yayılabileceği konusunda uyarıyor.
Özellikle Uganda, Afrika CDC, Ruanda, Burundi, Güney Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Cumhuriyeti, Tanzanya, Zambiya, Angola ve Kenya salgından etkilenebilecek ülkeler olarak gösteriliyor.
Africa CDC, salgının KDC ile yoğun sınır hareketliliği bulunan en az 10 Afrika ülkesi açısından yayılma riski oluşturduğunu açıkladı. Afrika CDC, Uganda, Ruanda, Burundi, Güney Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Cumhuriyeti, Tanzanya, Zambiya, Angola ve Kenya’nın salgından etkilenme riski taşıdığına dikkati çekerek, sınır kapılarında sağlık kontrollerinin artırılması, temaslı takibinin güçlendirilmesi ve laboratuvar kapasitesinin genişletilmesi çağrısında bulundu.
Ebola nedir?
İnsanlarda ağır seyreden ve yüksek ölüm riski taşıyan bulaşıcı bir viral hastalık olan Ebola’nın, bugüne kadar büyük salgınlara yol açan üç temel türü, Zaire, Sudan ve Bundibugyo Ebola virüsleri olarak biliniyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde devam eden son salgınaysa Bundibugyo Ebola virüsü neden oluyor.
Havadan bulaşmayan Ebola virüsü, enfekte kişinin kanı, kusmuğu, dışkısı, idrarı, tükürüğü, teri, anne sütü ve meni gibi vücut sıvılarıyla doğrudan temas edilmesiyle bulaşıyor. Ayrıca hastanın kullandığı giysi, çarşaf, tıbbi ekipman ve diğer bulaşıcı eşyalar da bulaş kaynağı olabiliyor. Virüs, enfekte yabani hayvanlarla temas yoluyla da insanlara geçebiliyor. Ebola hastaları belirtiler başlamadan önce başkalarına virüs bulaştırmıyor.
Hastalığın belirtileri genellikle virüs alındıktan iki ila 21 gün sonra ortaya çıkıyor. İlk belirtiler yüksek ateş, şiddetli halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve boğaz ağrısı şeklinde görülüyor. İlerleyen günlerde kusma, ishal, karın ağrısı, cilt döküntüsü, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma gelişebiliyor. Bazı ağır vakalarda iç ve dış kanamalar da görülebiliyor.