Dün hastaneye sevk edilen Gezi davası tutuklusu Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Kahraman şöyle konuştu: “Tayfun’un öngörülemeyen MS atakları nedeniyle yürüyemediği, konuşamadığı, elini kullanıp yazı yazamadığı zamanlara şahit olduk. Şimdiyse cezaevi koşullarında üç ay sonraki MR sevkini beklememiz gerekiyor.”

Gezi davasında İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022’de hükmü açıklamış, ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet, Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman, Can Atalay, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Hakan Altınay ve Yiğit Ali Ekmekçi’ye 18’er yıl hapis cezası vermişti. Kahraman, Mine Özerden, Çiğdem Mater, Can Atalay’la birlikte 25 Nisan 2022’den beri tutuklu.
Gazeteci Murat Sabuncu, aylar önce yazdığı bir yazıda Kahraman’ın MS hastası olduğu açıklamıştı.
Eşi Meriç Kahraman’sa 29 Ağustos 2024’te rutin kontrolü için hastaneye götürülen MS hastası Tayfun Kahraman’a ‘eziyet’ edildiğini söylemişti.
CHP İstanbul il Başkanı Özgür Çelik, Kahraman’ın MS hastalığı nedeniyle İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Hastanesi Nöroloji Polikliniği’ne sevk edildiğini duyurmuştu.
Meriç Kahraman’ın X’teki açıklaması şöyle:
*Öncelikle, Tayfun’un 2005 yılından beri MS tedavi ve takibini yürüten tüm doktorları, hemşireleri, hastane çalışanları başta, sesimize ses olan, Tayfun için endişelenen, arayan, soran, yazan herkese minnetle teşekkür ederim.
*Bildiğiniz gibi, Tayfun dün hastaneye sevk edilmişti. Bugün görüştüğümüzde kontrol nedeniyle hastaneye götürüldüğünü, dün gerçekleştirilen tahlil sonuçlarını hastaneden cezaevine iletildiğinde görebileceğimizi, ancak Eylül ayında Tayfun’un detaylı beyin ve omurilik MR’ının çektirebileceğini öğrendim.
*Çeken bilir, MS çok ciddi bir hastalık. 11 yıllık evliliğimiz boyunca, çok defa ani ataklar nedeniyle apar topar hastaneye gitmek zorunda kaldık. Gece yarıları MR çektirmek zorunda kaldık. Tayfun’un öngörülemeyen MS atakları nedeniyle yürüyemediği, konuşamadığı, elini kullanıp yazı yazamadığı zamanlara şahit olduk. Şimdiyse cezaevi koşullarında üç ay sonraki MR sevkini beklememiz gerekiyor.
*Sadece sağlık koşullarının takip ve tedavisinin aksaması değil, cezaevi şartları da hastalığın seyrini ilerletiyor. Örneğin, MS hastalarının bolca güneş alması gerekirken, Tayfun cezaevi koşullarında olduğu için vücudunda D vitamini tüm dış takviyelere rağmen doktorlarının istediği seviyede değil. Tüm bu durumlar da resmi raporlarla belgelidir.
*Üstelik, eşim Tayfun Kahraman masumdur. Suçsuz halde 38 aydır cezaevinde tutulmaktadır. Ailemiz üç yılı aşkın süredir bu haksızlık ve zulüm ile yaşıyor.
*Doğru, gerekli, insani, vicdani ve adil olan; eşim Tayfun’un doktor kontrollerine özgürce ve ailesiyle gitmesidir. Masum bir insanın sağlığıyla böyle oynanır mı? Suçsuz olduğu bilindiği halde bir insan 38 ay hücrede, ailesinden ayrı tutulur mu? Talebimiz çok basit, çok meşru ve çok somut: Adalet ve sağlıklı yaşama hakkı!