Tanıl Bora: 'Ahlâk bozuldu' şikâyeti, her nevi toplumsal memnuniyetsizliğin kolayca aktığı bir mecradır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

LBGTİ+ derneklerini hedef alan gözaltı ve tutuklama harekâtı, malûm, “Ailem güvende” adını taşıyor ve “Türk aile yapısını zayıflattığı” iddia edilen bir “genel ahlâk” sorununa müdahale olarak takdim ediliyor.

Ahlâk paniği, “toplumsal sapma” olarak görülen hal ve davranışlara ve gruplara yönelik, abartılı, çarpıtmalı ve irrasyonel tepkiler olarak tanımlanıyor. Bu tepkiler, bir sıkı denetim ve cezalandırma talebiyle –bazen de linçci tırmanışla– yükselir, yükseltilir. “Ahlâkî barikat tahkimine” girişilir. Kendiliğinden tepkilerin ötesinde, otoritelerce veya toplulukları yönlendirme gücüne sahip olanlarca, bir tehdit algısı etrafında başlatılan bir seferberliği anlatır, ahlâk paniği…

‘Ahlâk bozuldu’ şikâyeti, -herhalde her devirde diyebiliriz-, her nevi toplumsal memnuniyetsizliğin kolayca aktığı bir mecradır. Her nevi yoksunluk, ahlâkî çürümeye bağlanabilir ve farklılığı “sapkınlık” diye damgalanan bir günah keçisinin sırtına yıkılabilir. Bu şikâyeti köpürtmek, bir hedefe kavuşturmak, ‘önünü açmak,’ müesses nizam için bir kriz idaresi işlevi görür. Kendi-gibi-olmayandan nefret, farklı-olana tahammülsüzlük, ahlâk paniği içinde bizzat bir ahlâki değer mertebesine yükselir.

Wikipedia’da, ahlâk paniklerinin bir listesi yer alıyor. LBGTI+’ların, bütün dünyada ahlâk paniklerinin gözde hedefi olduğunu görüyoruz.

Kavramın müellifi Cohen’le konuşmayı sürdürelim. O, “geleneksel ahlâkî paniklere acınası bir kolaylık ve ahmaklıkla kapılsa da uzaklardaki işkence, siyasî katliam ya da toplumsal acılar konusundaki bir ahlâkî paniği desteklemeyi reddeden” yerleşik tutumdan söz ediyor. “İyi” ahlâkî paniklerin eksikliğinden yakınıyor.

Devam ettirerek soralım: Asıl bizzat LBGTİ+’ların maruz kaldığı ahlâk paniği harekâtı değil mi, ahlâk paniğine sevk etmesi gereken?

Tanıl Bora’nın yazısı