Taha Akyol: Türkiye otoriter görünümünden kurtulmak zorundadır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

30 Haziran’da AB yetkilileri Kaja Kallas, Marta Kos, Magnus Brunner Ankara’ya geldiler, Cumhurbaşkanı tarafından kabul edildiler. Sonra Hakan Fidan’la görüştüler. İlişkilerin böyle gelişmesi elbette iyi… Fidan’la görüşmeden sonra yayınlanan ortak bildiride şöyle deniliyor:

“AB tarafı, genişleme bağlamında, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, temel hakların korunması ve yüksek demokratik standartların sağlanması gereğini vurguladı.”

Fidan ne cevap verdi bilmiyoruz. Fakat Fidan ve Şimşek, Avrupa ile ilişkilerimizi, tam üyelik olmasa bile, istediğimiz düzeye çıkarmak için “Kopenhag Kriterleri”nin yani demokrasi, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, temel hal ve özgürlükler gibi asli değerlerin ne kadar önemli olduğunu bilirler.

Fakat Cumhurbaşkanı demişti ki:

“Bizim artık bunların (Kopenhag) kriterlerine ihtiyacımız yok, bizim Ankara kriterlerimiz var.” (27 Mart 2017)

O zamandan beri de “Avrupa Türkiye’ye stratejik baksın” diyor.

Ama olmuyor işte… Avrupa ile stratejik ilişkilerimizde bir gelişme görülüyor ama bırakın “fasıl”ların açılmasını, Gümrük Birliği’ni güncelleme konusunda kuvvetli bir eğilim de görmüyoruz…

Türkiye otoriter görünümünden kurtulmak zorundadır. Hele komedyen tutuklayıp habbeyi kubbe yapmak, anlaşılır gibi değil.

Taha Akyol’un yazısı